Yalnızlık olanca ağırlığıyla ruhumu zorluyordu. Ayaklarının altındaki yer kaçıyormuş zannına kapılan sarhoşlar gibi acayip bir boşluk içindeydim.
Seni hiç düşünmüyordum. İnsan gücünün üstünde bir inatla seni, seninle ilgili hiçbir şeyi düşünmemek için zihnimi zorlamış, düşüncelerimi hükmüm altına almıştım. Ancak bir noksanlık hissediyordum, etrafımda önemli bir şey eksilmişti. Bu sessizliğe, bu yalnızlığa hayat vermek için sadece senin varlığın yeterdi.