Sacettin Merttürk

Sacettin Merttürk
@Sacettin
üniversite
Ankara
1045 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Ne kadar kötü olursa olsun her insanın içinde biraz merhamet, bir parça iyilik yok muydu?
Sayfa 400·Kitabı okudu
Elbette vardır. Her insanın içinde iyi duygular da vardır, kötü duygular da. Hangisine daha çok öncelik verdiğinden ibarettir, insan.
“Tehdit esasına dayanan ahlak; bir erdem olmadığı gibi, güvene de layık değildir.” Mustafa Kemal Atatürk
Din
Tehdit esasına dayanan devrim kanunlarına ne demeli?
"Doğa insanın kalbini merhametle doldurur."
Sayfa 65 - Doğan Çocuk·Kitabı okudu
Bu ifadeyle Doğa Tanrı yerine konmuş gibi. Çağımızın Pagan dini bu olsa gerek.
1930'da kadınlara seçme seçilme hakkını veren bir lider düşünün. Bir de kadınların araba sürebileceğini henüz 2019'da 'keşfedenleri' düşünün. Bu ikisi tabii ki bir araya gelemezdi.
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk
❤️
Mustafa Kemal Atatürk
Benim bildiğim başörtülü kadınlara seçilme hakkı verilmemişti... Yakın bir tarihe gidelim; 2 Mayıs 1999 Merve Kavakçı desem... Başınızı kuma gömersiniz... Gözünüzü artık hakikatlerin ışığına doğru açın...
Önceki 4 yanıtı göster
Blau und Märchen
Blau und Märchen
İthal mallarla övünen, düşmanına aşık, fikri yönden köleleşmiş zihniyete sadece acımak gerek!
1 yanıtı göster
7/10
·3359 syf.··
2022 29. kitabı
·
429 günde okudu
·
Okunma: 31 Temmuz 2022 13:41
Bir ansiklopedi okumak roman okumak gibi değildir. Dikkat ister, aheste aheste ve sindire sindire okumayı gerektirir. Kitabın büyük bölümüne, verilen bilgiler açısından doğruluğuna katılıyorum. Ancak sözlü hadislerin güvenirliliği konusunda itirazlarım var. Ne kadar sahih olarak isimlendirilse de hadisler insanların diğer insanlardan yıllar sonra rivayet ettikleri insan sözleridir. Peygamberimizin fiili sünnetini bu sözlü rivayetlerden ayırmak gerekir. Fiili sünnet namazın kılınışı, haccın edası gibi hususlarda toplu olarak insanların nesilden nesile aktardıkları yaşayan amellerdir. Hadisleri Kur'an gibi haşa yüzde yüz doğru kabul etmek, doğruluğu için Kur'an'a başvurmamak, Allah'a iftira etmek gibi büyük günaha vesile olur. Peygamberimizin çocukluk, gençlik, evlilik ve peygamberlik dönemlerini anlatan güzel bir eser. Okunmalı...
Siret Ansiklopedisi - Hz. Muhammed (s.a.v)Afzalur Rahman · İnkılap Yayınları · 20155 okunma
Selamünaleyküm. İslami İlimler alanında eğitimi olan biri olarak yazdıklarınızda bir takım karışıklıklar olduğunu farkettim. Hadis kelimesi söz demektir. Dini literatürde ise hadisler pek çok açıdan sınıflandırılmıştır. Metnin kaynağına göre hadis ise 4 kısma ayrılmıştır: 1) Kutsi hadis (Lafzı Peygamberimizden, manası Allahtan) 2) Merfu Hadis (Kavli, fiili ve Takriri olarak Efendimize dayandirilan hadisler) 3) Mevluf Hadis (Sahabeye dayandirilan hadisler) 4) Maktu Hadis (Tabiine dayandirilan hadisler) Bu kısımlardan sadece 2.'si Rasulullaha dayandirilan hadislerdir. Özellikle yazınızın son kısımlarında hadisleri doğru kabul etmek Allah'a iftira atmak gibi bir durum olur demişsiniz. Burada bir yanlış anlaşılma olmuş. Çünkü hadislerin tamamı değil sadece Efendimize dayandırılan kısım yani -merfu hadis- Kuranı Kerim gibi kaynak sayılmaktadır. İnkarı imanda sorun meydana getirir. Şöyle açıklayayım Şeriatın delilleri 4'tür; birincisi Kuranı Kerim ikincisi ise H.z. Peygamberin kavli, fiili ve takriri sünnetidir. Pratikte bunun karşılığı ise her hangi bir meselede önce Kurana sonra sünnete danışılmasıdır. Yani sünnet Kuranla çelişmez, aksine 2. Kaynak olma değerindedir. Belki sizin kastınız diğer hadislerdir. Burada da şunu söylemek isterim ki onlar zaten ana kaynak olma hükmünde değildir. Peki dinen niye onlar da sayılıyor diye soracak olursanız, şöyle cevap vereyim; sahabe ve tabiinin de dini alandaki sözleri yine Rasulullaha dayanmak durumunda olduğu için değer görmüşlerdir, ancak asıl kaynak hükmünde değillerdir. Sahih olma kısmına gelince o tamamen ayrı bir inceleme alanıdır. Saydığım bütün kısımlar bu alanda ayrı bir şekilde incelenir. Lütfen bilgilerinizden emin olmadan yorum paylaşmayın. Umarım meramımı anlatabilmişimdir. Vesselam.
Allah'ın sözü yani vahyi dışında diğer sözler beşeri sözlerdir. Ve vahyin dışında olan sözleri de paygamberimiz ve dört halife döneminde asla yazılmasına izin verilmemiştir. Vahiy hem ezberlenmiş ve hem de yazılmıştır. Zaten vahyin koruyucusu da Allah değil midir? Hadisleri vahiy gibi değerlendirmek Allah'a ve Resulüne iftiradır. Kur'an'a uygun ilan her söze saygı duyarız. Ancak vahiy gibi görmeyiz. Vesselam