Saliha

Saliha
@Salihaaydin
Öğrenen, öğreten, öğretmen, anne. Bütün güç kitaplardaydı... (Jack London) Geriye değil, aksine ileriye bakmalı sizin asaletiniz! (Friedrich Nietzsche)
Sınıf Öğretmeni
Lisans
Gaziantep
4800 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı.
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 40. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2026 13:35
Bazı kitaplar vardır daha ilk cümlesiyle yakalar sizi, satırları okuyup bir süre bakakalırsınız, ilk cümlesi böyleyse kim bilir devamı nasıl olacak merakıyla okumaya devam edersiniz. Anna Karenina'nın etkileyici giriş cümlesi gibi: "Mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır." İki Şehrin Hikâyesi 'nin tezatlıklarıyla güzel ilk satırları gibi: "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık..." Âşıklara Yer Yok da etkileyici giriş cümlesi olan kitaplar arasındaki yerini aldı. "Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı. Hayatımı bile bile mahvetmemin tek bir sebebi vardı: Aşıktım ve dünyanın geri kalanının gözümde zerrece değeri yoktu." s:9 Diyerek başlıyor yazar sözlerine. Bu cümleler etkileyici olduğu kadar kitabın özeti gibi. Daha ilk satırdan başladım satırların altını çizmeye, kitap boyunca da birçoğunu alıntı olarak paylaştığım nice satırı, edebi anlamda lezzet alarak okumaya ve çizmeye devam ettim. Tarık Tufan'ın kitapları içinde en beğendiğim kitabı bu oldu diyebilirim. Kitapta Orhan'ın Firdevs'e olan tutkusu anlatılır. Orhan Firdevs'i güçlü ve farklı bir kadın olarak görür. İlk görüşte çekimine kapılır ve aşık olur. Firdevs aramalarına, mesajlarına dönmez ama Orhan yine de peşini bırakmaz. Firdevs ise başka birine aşıktır ve onu da aşk yiyip tüketmektedir. Firdevs her ne kadar acı çektiren, bencil bir kadın gibi görünse de aslında o da Orhan gibidir... Kendisini sevmeyen biri için hayatını mahvetmektedir. Birini çok seven insanların yüzlerinin gülmesi mümkün mü? "Âşıklara yer yok! Âşıklar bu dünyada bir yere sığmazlar." s:205 İnsan başkalarının gözünde ne kadar güçlü olsa da en çok sevdiğine yenilmez mi? İkili ilişkileri düşündüğümüzde en çok seven, en çok kırılan olmaz mı? Aşk sizin
1000Kitap
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,549 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Sanırım ardına düştüğüm şey yanılsama. "
5/10
·312 syf.··
2026 38. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2026 15:09
Irvin D. Yalom'dan ilk olarak Nietzsche Ağladığında kitabını okumuştum ve hayran kalmıştım, satırlar su gibi akıp gitmiş, Yalom okuruyla birlikte Nietzsche'nin ruhunun derinliklerine inmişti. Ve kitap benim için en'ler arasındaki yerini almıştı. Hala tavsiye istendiğinde aklıma gelen ilk kitaplar arasındadır. Bu kadar beğendiğim bir kitaba inceleme yazamayışımın eksikliğini hâlâ hissediyorum. Kitabı 5 Şubat 2023'te bitirmiştim. Sonrası zaten biliyorsunuz 6 Şubat, o malum gece... Depremin etkisiyle bir süre kitaplardan uzaklaştım. Değil inceleme yazmak, okuyamıyordum bile... Yıllar sonra Yalom'a yaptığım haksızlığı başka bir kitabıyla telafi edeyim diye düşünerek bu kitabını okumak istedim. Ancak kitabı okudukça fark ettim ki benim sevdiğim doktor değil hastaymış... Nietzsche Ağladığında kitabını sevmemdeki etken Yalom'dan ziyade Nietzsche'ymiş. Nietzsche Ağladığında kitabını ne kadar sevdiysem bunu da o kadar sevmedim. Nietzsche Ağladığında kitabı ne kadar aktıysa, Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi Öyküleri bir o kadar durağandı. Bu durumda belki de bir kitabın roman, diğer kitabın öykü oluşunun etkisi vardır. Öykü sevdiğim ve kolay okuyabildiğim bir tür değil. Bu kitap psikiyatriye başvuran on hastanın öyküsünden oluşuyor. Hikayeler ve karakterler değişince kitaba bağlanmak da zorlaşıyor. Bazı hikayeler konusu bakımından ağır geldi, bazı hastalara karşı Yalom'un tavrını sevmedim. Örnek olarak Betty adında bir hastası geliyor, Betty kilolu bir kadın ama Yalom şişman kadınlardan nefret ediyor tiksiniyor, öyle ki Betty ile göz teması bile kurmaktan kaçınıyor. Bir psikologun insanları, özellikle de hastalarını dış görünüşüne göre yargılıyor olması bana itici geldi. Bunun yanında çekici ve güzel olan hastalarıyla ilgili de içsesleri bir miktar düşündürücü ve rahatsız ediciydi. Yalom psikolog muydu yoksa güzellik yarışması jüri üyesi miydi
Aşkın Celladı ve Diğer Psikoterapi ÖyküleriIrvin D. Yalom · Remzi Kitabevi · 20199,4bin okunma
"Hayatımda senin kadar harika bir şey görmedim çünkü."
10/10
·404 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 11:31
Ben, Kirke 'yi çok sevdim... Daha önce mitoloji kitabı okumadığım için karakter isimlerinin kafa karıştırıcı olmasından başta korkmuş olsam da okudukça Kirke'nin büyüsüne kapıldım. Bu kitap, Homeros'un Odysseia destanında yer alan bir Yunan mitolojisi karakteri olan Kirke'nin hayatına onun gözünden bakış... Yazar; binlerce yıldır anlatılagelen efsanelerde, Homeros'un İlyada ve Odysseia'sında yer alan olaylarda aslına sadık kalarak, sadece farklı bir bakış açısından bize o dünyayı sunmuştur. Madeline Miller şiirsel üslubu, okuru adeta kitabın içine çekip alan betimlemeleriyle, eşsiz bir okuma keyfi yaşatan bir kitap ortaya çıkarmış. Kitabı okurken kelimelerin tadı varmış gibi hissettim, o yüzden de hızlı okumadım hiçbir kelimeyi kaçırmak istemedim. Kirke, Güneş Tanrısı Helius'un kızı. Aiaie cadısıÇocukluğunda annesinden ve babasından sevgi görmemiştir. Kardeşleri ise düşman gibidir. Bu durum ona bir özellik kazandırmıştır, sebat. Yeteneklerini talihsiz bir aşk nedeniyle fark eder, kırıldığı yerden güçlenir. Gücü, Tanrı olan babası Helius'u bile korkutur, o yüzden ıssız bir adaya sürgün edilir. Orada kendini daha da geliştirir. Zorluklar karşısında pes etmez, azim ve sabırla çalışır. Aiaie cadısı olarak anılmaya başlanır. Her ne kadar güçlü olsa da bazen yalnızlık çekmektedir. Yalnızlıktan bunaldığı bir zaman diliminde kendisinden yardım isteyen gemicilere yardım eder ancak onlar yalnız yaşayan bir kadın olduğunu duyunca Kirke'ye saldırırlar, o kadar beklenmedik bir şekilde olur ki Kirke efsunlu sözlerini bile fısıldayamaz. Kendini toparladığında ise o mürettebatı ve onlardan sonra gelenlerin hepsini domuza çevirir. (Bu kısımları okurken keşke kadınların böyle bir gücü olsa dedim içimden, hiçbir kadın istemediği şeyleri yaşamak zorunda kalmasa...) Odysseus'la tanışana kadar
1000Kitap
Ben, KirkeMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202444,3bin okunma
Sesi olmayan bir kadının sesi olmak...
9/10
·152 syf.··
2026 16. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2026 19:15
Pınar Kür, kalemiyle bu eserinde tanıştığım bir yazar. Yazarın cesaretine, elini taşın altına koyup herkesin sustuğu bir olayı çekinmeden dile getirmesine hayran kaldım. Eserin beni bu kadar etkilemesinin en büyük nedeni bu öykünün yaşanmış bir olay olması. Üstelik benzerleri maalesef halen yaşanmakta... "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." Hz. Muhammed'in bu sözünde anlatıldığı gibi herkesin susup, yok saydığı bir kanayan yarayı ne güzel dile getirmiş. Haksızlık karşısında susmamış, Melek ve melek gibi nice susturulan kadının, çocuğun sesi olmuş. Asılacak Kadın, Melek adındaki yetim bir kızın, çalıştığı yalının sahibi ve toplum tarafından hayatının mahvedilmesini anlatıyor. Melek küçük yaşta babasız kalmış, üvey babası ve annesi ona sahip çıkmadığı için bir yalıya hasta bakıcı olarak gönderilmiştir. Bu yalının sahibi sapık (buraya yazmak istediğim sıfatlar aslında hayli uzun) Hüsrev Bey'insiz, sırf kimse kızı sormasın, karım olursa kimse hesap sormaz mantığıyla Melek'e nikah kıyar. Ardından her akşam çıkıp kahveden, sokaktan bulduğu adamları eve getirerek Melek'i pazarlar. Melek önce kendini öldürmek istese de bunu yapamaz, yardım istese gidecek kimsesi yoktur. Bir gün biri çıkar, seni kurtaracağım der Yalçın, yapabilecek midir? Neden yapıyorsun bunu diye sorgular, sanki bu durum Melek'in isteğiymiş gibi... Sonraları fark eder, Melek düşünmüyordur ki...Ondan hep itaat etmesi beklenmiştir. Yıllarca şiddet görmüş ve susturulmuştur. O artık insan değildir, sadece söylenenleri yapan bir robot gibidir. "Korunmasız, güvencesiz, çaresiz, zavallı bir kadının, dış dünyadan koparılarak, bir sapığın hastalıklı ve korkunç dünyasına hapsedilişini, ezilişini, sömürülüşünü, çektiği türlü eziyetler sonucu kendini savunmak için ağzını bile açamayacak bir nesne haline
1000Kitap
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
Yılın son kitabına, yeni yılın ilk incelemesi
10/10
·248 syf.··
2025 117. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 09:08
Altı Harfli Bir Tatlı okuduğum 500. kitap. Okumaya başlamadan önce yemeği tatlıyla bitirir gibi yılı da tatlı bir kitapla noktalarım diye düşünmüştüm ama okudukça anladım ki tatlı yiyip tatlı konuşulmayacak, aksine boğazda düğümlenen tatlılardan söz edilecek. Tatlı insanın boğazında düğümlenir mi? Canın acıyorsa, kalbin kırılıyorsa tatlı da acı gelirmiş insana... Bu kitabın bunu çok iyi anlattığını düşünüyorum. "Benim ağzımın tadını da böyle alıp alıp gitmişlerdi. Oysa ne severdim tatlıyı çocukken. Bütün o tatlar, kalbimi kıran, canımı yakan, içimi sızlatan anılarla silinmişti damağımdan." s:244 İtiraf edeyim kitaba başlarken bu kadar etkileneceğimi, hikayenin beni bu kadar içine çekeceğini hiç tahmin etmemiştim. Yazarın samimi anlatımı, dili süslemeden aktarması karakterlerin hikayesini okurun gözünde daha etkileyici kılmış. Yazar sanki kendisi bir kenara çekilmiş de "Karakterlerim sizinle dertleşsin." demiş. Ana karakterleri tanıyalım: Selime Teyze ve Meltem. Selime Teyze hayal kırıklığına uğramış, evlatlarında umduğunu bulamamış ve izini kaybettirip bir dağ köyüne yerleşmiş yalnız bir kadın. Meltem, çocukken annesi ve babası tarafından terk edilmiş, babaannesi ve dedesinin yanında büyümüş. Onları da kaybedince kimsesiz kalmış bir kadın. Bu iki kadının yolları bir köyde kesişiyor. "Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir." denir ya hani. Bu karşılaşma da öyle..."Kimsesiz" ve "Yalnız" ın birbirlerine uzanan elleri...Bu karşılaşma tesadüf olabilir mi? Durum böyleyken okuyanı ne kadar derinden etkileyeceğini tahmin edebilirsiniz. Selime Teyze Meltem'e anlatır. Anlatmaya ihtiyacı vardır. Meltem onu dinler, anlar. "Yalnız"ı en iyi "Kimsesiz" anlar... Meltem onu dinledikçe bir yandan da kendi denizine dalar. "İnsan karşısındakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,7bin okunma