Örneğin, okulda öğrencilerini sıkıştıran, "ödevini yapmayanlar şu tahtanın önünde tek ayak üstünde duracaklar" diye ödevlerini yapamamış olan çocuklan teşhir eden ve diğerlerinin karşısında aşağılayıcı bir duruma sokan bir öğretmen de ne kadar iyi ve sevecen olursa olsun çocuğun kişilik kaybında rol oynar. Kendini aşağılayan bir öğretmen karşısındaki öğrenci sonraki sefere belki ödevini tam yapar ama başka zamanlarda öğretmenden zarar görmemek için ona şirin görünmeye ve kendini sevdirmeye çabalar. alar. Hatta anlamadığı, çözemediği için yarım bırakması ve öğretmen yardımı alması gereken ödevleri gelişigüzel tamamlar. Ödev tamamlanmış olur nihayetinde ama asıl amacı olan "öğrenileni pekiştirme"ye yaramaz ne yazık ki. Daha önce küçük düşürülmüş olan çocuk anlamadığı veya yapamadığı konuları küçük düşme korkusuyla öğretmenine söylemeye korkar ve her şey yolunda gibi davranır. Bu bir çocukluk dramıdır. Çünkü çocuklar kendilerine zarar veren kişilere kendilerini sevdirmek için yoğun çaba harcarlar.
Sahte benlik iki şekilde oluşur. Birincisi şiddetten kaynaklanan sahte benlik oluşumudur. Çocuk içindeki coşku ile var olmaya çalışırken zarara uğratılırsa uğradığı zarardan kurtulmak için kendisinden istenilen davranışları sergilemeye başlar. Ömeğin, küçük kardeşi ile girdiği çatışmalarda ebeveyni tarafından hep "Sen onun ağabeyisin, ne istiyorsa versen ne olur?" diye hitap edilen bir çocuk, kardeşinin haksız davranışlarına "problem çıkmasın diye" boyun eğmeye başlamışsa kardeşi ile girdiği ilişkide kendi gibi değil kendinden beklendiği gibi davranmaya başlamış demektir. Bu durumdaki çocuklarda genellikle küçük kardeşe karşı kıskançlık. öfke, nefret duyguları oluşur.
Birçok ebeveyn "Acaba bugün evde çocuğumla hangi etkinliği yapsak; resim mi, parmak boyası mı?"diye etkinlik bulmaya yoğun bir şekilde kafa yorarken yukarıdaki örneklerde olduğu gibi, çocukların en doğal etkinliklerini sergiledikleri güncel yaşamda gerçekleşen irade kazanımlarını gözden kaçıyorlar ne yazık ki.
Ebeveynler, çocukları bir işi yapmak için "Anne ne olur ben yapayım" diye izin istediğinde bunun bir fırsat olduğunu düşünmeli ve istedikleri şeyi yapmasına izin vermelidirler.
Tek başına merdivenden inmek isteyen çocuğu düşersin diye engellemek yerine ona tebessüm ederek "her şey yolunda" mesajı vermek, irade kazandırır.
Zira çocuk engellendikçe hırslı ve içinde uhdeler kalmış ikinci bir dünya oluşturmaya başlayarak gerçek dünyadan kopmaya başlar. Zarara uğramamak için olduğu gibi görünmek yerine istendiği gibi görünmeyi tercih eder. İşte bu "sahte benlik"tir.