Birçok ebeveyn çocuklarında güvenli bağlanma olup olmadığını merak ediyor. Bunun için küçük iki yöntem söyleyebiliriz: Birinci yöntem yürüyen merdiven testi.
Bu testi yapmak için ebeveynler çocuklarıyla birlikte bir yürüyen merdivenin aşağıdan yukarı çıkan noktasına gelirler. Çocuk yürüyen merdivene bindirilir fakat anne baba merdivene binmez. Yürüyen merdiven çocuğu yukarı doğru çıkarmaya başladığında, çocuk gayet rahat bir şekilde anne babasına el sallayabiliyorsa "Bu çocuğun güvenli bağlanması vardır" diyebiliriz. Çocuk yukan doğru çıkarken panik yapıyor ve aşağı doğru inmeye çabalıyorsa böylesi çocuklarda kaygının olduğu söylenebilir.
İkinci yöntem su testi. Çocukta güvenli bağlanma olup olmadığını anlamak için bir başka test su testidir. Güvenli bağlanma sorunu olmayan çocuklar sudan korkmazlar, kendilerini suyun içine rahatça bırakabilirler, suyun üstünde de batmadan durabilirler. Yüzmeyi çok kolay öğrenirler.
Güvensiz bağlanan çocuklar ise sudan korkarlar. Suyun içerisine konulacak olsa korku ve kaygı ile birden ahtapot gibi anneye babaya yapışır, suyun içerisine kendisini bırakamazlar. Yüzmeyi geç öğrenirler.
Örneğin, iki yaşındaki bir çocuğun karşısında dik durarak, ona yukandan bakarak konuşulamaz, bu çocuğa saygısızlıktır. Çocuk ile konuşulacaksa küçüklüğü ve karşısındaki yetişkin gücü ezici bir şekilde ona hissettirilerek değil çocukla göz seviyesine gelip ona "efendim kuzum" diye seslenilerek konuşulmalıdır. Böylece çocuk kendini "insan olmaktan kaynaklanan" doğal bir saygının içinde hissedecektir. Çocuğa yukarıdan konuşmak yaratılmışa saygı duymamak, onu ezmek demektir.
Aslında çocukluğun ilk yıllan çocuğun iradesinin en güçlü olduğu yıllardır. Düşünürseniz, iki-üç yaşındaki bir çocuk ne istediğini bilir ve o istediğini sonuna kadar direnç göstererek elde etmeye gayret eder. Gerekirse ağlar, hırçınlık gösterir veya kendini yerlere atar.
Çocukluk döneminin bu güçlü iradesi yıkılmadan, ezilmeden ve pişman edilmeden ileriki yıllara taşınırsa çelik gibi güçlü iradeye sahip çocuklar yetiştirilebilir.