İrade sadece tercih edebilme gücü demek değildir. İrade aynı zamanda "vazgeçebilmek"tir. Zira bir davranışın tercih edilmesi başka bir davranıştan vazgeçmek ile mümkündür.
İşte bu açıdan bakıldığında çocuk eğitimi çocuğun kendi iradesini kullanabilme becerisi kazanması sürecidir. Yoksa çocuğa birtakım yaptırımlarla belli davranışlar kazandırıp ebeveyninin hayal dünyasında çocuğunun düzgün biri olduğuna kendisini inandırması değildir.
Kişinin bir konuda negatif veya pozitif duygular ile motive edilerek bir işi yapmasını sağlamak iradi davranış olarak kabul edilmez. Çünkü irade kişinin dışsal hiçbir motivasyonun tesirinde kalmadan sadece içsel gücü ile oluşturduğu davranışın adıdır. Örneğin bir çocuğun ders yapması için ona para teklif edilmesi ve o çocuğun alacağı harçlık karşılığında dersini yapmaya hevesetmesi iradi bir ders çalışma değildir.
Yahut ceza korkusu ile çocuğun odasını tertip ve düzen içinde tutması o çocuğun iradesi ile odasını topladığı anlamına gelmez. Baskı ve zorlamalar kalktığı zaman çocuk bir boş çuval gibi yığılır kalır. Çünkü irade kişinin kendisini yönetebilme becerisidir.
Başkalanna inat kendi başansını kazanmaya çalışan kişilerin elde ettiği başarı başarı değil kendini başkalarına "sunma", kabul ettirme çabasıdır. Kendisini başkalarına ispat etmeye çalışan kişi yetersiz kişidir. Kişi ancak kendi değerini başkalarında aramasına gerek olmadığını öğrendiği vakit huzura erer.
Zira insan zaten değerlidir.