"En iyisi düşünmemekti. Kaçmaktı. Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç, azap ve korku idi."
“Aşk denen şey bazen yürür, bazen uçar bazen koşar biriyle birlikte,bir başkasıyla ölümcül yürüyüşe çıkar,üçüncüyü buzdan heykele çevirir, dördüncüyü atar alevlerin içine.Birini yaralar,öldürür ötekini.Aynı anda çıkıp sönen bir şimşeğe benzer.Geceleyin saklar şafakta zapt edilecek kaleyi çünkü; dayanacak güç yoktur karşısında.”