Ertan Ürkmez

Ertan Ürkmez
@Satir
9 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
9/10
·157 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Ahraz; Yazar Deniz Gezgin’in, semavî dinler bünyesinde ve mitolojik tasavvur dünyasında mevcût bulunan unsurlardan yararlanmak suretiyle oluşturduğu metaforlar aracılığıyla alt metin okumasına müsait hale getirdiği başarılı kurmaca eser. Bilgimin elverdiği ölçüde tespit edebildiğim metaforlar bağlamında yaptığım alt metin okumasını paylaşmaya çalışacağım. Ama öncelikle belirtmek isterim ki yazacağım satırlar kişisel izlenimleri ve çağrışımları içermektedir. Farklı okumalara açık metinlerin edebî anlamda başarılı olduğunu düşünen bir insan olarak yazacaklarımın yüzde yüz doğru olduğuna yönelik bir iddiam yok, hatta bazı okumalarım zorlama olmuş da olabilir. DİKKAT SPOİLER İÇERİR! Söz konusu metaforlardan en belirgin olanının romanın temel karakterinin ismi olduğunu söyleyebiliriz. Metnin en önemli karakteri olan “İsrafil” malumunuz üzere İslam inancındaki dört büyük melekten birisidir. Kıyamet vaktinin geldiğini belirtmek üzere sûr adı verilen büyük boruyu üfleyecek olması en önemli görevlerinden birisini oluşturmaktadır. Annesi Adile’nin kasabalıya yağdırdığı lanet sonucunda tarlalarda, bahçelerde, yol kenarlarında biten zakkum isimli bitkinin ise Sâffat Sûresi 37/62, Duhân Sûresi 44/43 ve Vâkı’a Sûresi 56/62 numaralı Kur’ân âyetlerinde yer alan cehennem tasvirleri içerisinde zikredilmesinden dolayı metafor olarak kullanılan bir başka İslâmî unsur olduğu kanaatindeyim (56/62 numaralı âyette zakkumun cehennemde cezalandırma aracı olarak kullanılacağını da anlamaktayız; “Siz zakkum ağacından yiyeceksiniz”). Ayrıca tefsir türü kapsamına giren kimi eserlerde, İsrâ Sûresi 17/60 numaralı âyette yer alan “lanetlenmiş ağaç” ibaresinin zakkum bitkisini telmih ettiği vurgulanmaktadır. İsrafil’in sadece ve sadece kıyameti anımsatan bir kahraman olarak yansıtılmadığını, metnin
AhrazDeniz Gezgin · Sel Yayıncılık · 20125,7bin okunma
SS isimli okura yanıt verildi
Ertan Ürkmez
Rica ederim ne demek. Yaptığım çıkarımların bir kısmı zorlama olabilir, bunu da göz önünde bulundurmak gerek. Sonuçta incelemedeki vurgular benim lenslerin süzgecinden geçen cümleler. Öte yandan yazarın mesleği ve önceki yayınları bu türden metinlerarası bir okumayı mümkün kılıyor diye düşünüyorum. Bir kez daha yazarın ellerine sağlık diyelim...
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ANKARA'NIN BİR KİTAP KULÜBÜ VAR VE SENİ DE BEKLİYOR!
Merhaba. Ankara'da yaşıyoruz. Kimimiz öğrenci, kimimiz meslek sahibiyiz. Kitap okumak, hayatımızın merkezî bir yerinde bulunuyor. Biliyoruz, okumak yalnızlık gerektiren bir eylem; ama kitaplarda okuyup altını çizdiklerimizi kafa dengi insanlarla paylaşmanın daha zevkli ve ufuk açıcı olduğunu keşfettik. Bu sebeple 2019'dan beri, her ay bir Pazar günü, Kızılay'ın çok hoş bir mekânında bir araya geliyor, okuduğumuz aynı kitap (edebiyat veya araştırma) hakkında tartışıyoruz. Tartışmalarımız öğretici olduğu kadar eğlenceli de oluyor; felsefe, kültür, sinema, sanat ve diğer sahalara uzanıyor. Aramızda yer almak bilgili olmayı gerektirmiyor; ilgili olmak yeterli. Hatta toplantılara katılmak için, oylayarak seçtiğimiz o ay'a mahsus kitabı okumuş olmanız bile lüzumlu değil. Yine de okursanız ne âlâ... Toplantıda ele aldığımız kitap hakkında söyleyecek sözlerimiz, savunacak iddialarımız bitince ise, farklı çevrelerden gelen seviyeli ve samimi insanlar olarak birbirimizi daha yakından tanıyor, arkadaşlıklar kuruyoruz. Toplantı duyuruları için bu ve aşağıda bağlantıları verilen diğer sosyal medya hesaplarımızı kullanıyoruz. Zamanınızı kıymetli kılmak için daha iyi bir işiniz yoksa, seni ve arkadaşlarını da bekleriz. twitter.com/ankara_kitap?t=... instagram.com/ankarakizilayki... ANKARA KIZILAY KİTAP KULÜBÜ
Felsefe-Düşünce
Ramazan... isimli okura yanıt verildi
Ertan Ürkmez
Timea Hominem Unius Libri / Tek kitaplı insandan sakınırım. Tek kitaplı insanın perspektif algısı gelişmeyebilir. Kitabı tek olduğu için çoklu perspektiften mahrum kalır. Kendisi tepeden bakarken alttan bakanları tepeden bakıyor olarak değerlendirebilir. Bu yazılan çizilenleri görmemiz iyi oldu. Dert kitap okumak değilmiş onu net olarak anladım. Kitap üzerinden ego tatminleri. En azından açık sözlü olabilirdiniz. Biz falanca isimleri falanca toplantıda istemiyoruz yazabilirdiniz açık olarak. Ama o da yok. Kendi okuma grubunun altına yazma açıklığını gösteremediği gibi bir de istemediği insanların bir şeyler için çabaladığı oluşumun altına karıştırmayın yazarak ortalığı karıştırmaya çalışmak. Bu gruba herkes gelebilir. Bu grup içerisinde okuduğu metinlere ve metinlerde yer alan olgulara alttan, üstten, sağdan, soldan, önden, arkadan hülasa çoklu perspektiften bakabilir ve bu doğrultuda herhangi bir unsuru kutsamadan, dogmalaştırmadan yorumlar yapabilir. Amaç daha fazla insanla ve bakış açısıyla karşılaşmak ve karışmak, karışmamak değil...
Yürüyen Kentler
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2018 15:54
Her şeyden önce kitaptan nasıl haberim oldu, onunla başlayayım. Yüzüklerin Efendisi ve Hobbit film serileri ile tanınan Peter Jackson'ın Aralık ayında gösterime girecek olan son filmi "Mortal Engines" Yürüyen Kentler roman serisinin ilk kitabının uyarlaması. Film trailerlardan gözlemlendiği kadarıyla filmin görsel bir şölen olduğu ve en azından bu bağlamda sinema tarihindeki yerini alacağı söylenebilir. Fantastik olarak tanımlanan türü hariç bırakırsak Hollywood sinemasından pek haz eden bir insan olmadığımı söyleyebilirim. Film trailerlarında yer alan görseller beni heyecanlandırmadı der isem yalan olur. Yani filmi görmeye gideceğim. Hollywood sektöründe üretilen pek çok üründe olduğu gibi bu metninde deformasyona uğrama tehlikesi var. Her uyarlama birebir metne kalacak diye bir kural olmamakla beraber -ki zaten bu sanatın doğasına aykırıdır- işaret ettiğim deformasyon, metnin içinin boşaltılıp boşaltılmamasına yönelik bir endişe olarak tanımlanabilir. İşte bu bağlam içerisinde Philip Reeve'e ait yeni tanıştığım bu metni okunacaklar listemde ön sıraya aldım. İyi ki de öyle yapmışım. Distopik bir eser olan metnin anlatısının bir action kurguya dönüştürülme ihtimali çok yüksek. Çevirisinin iyi yapıldığını düşündüğüm metin akıcı bir olay kurgusuna sahip. Distopik bir manzara çerçevesinde tasvir edilen ve fantastik bir yanının da bulunduğu söylenebilecek dünya düzeni, romanın hemen başında içerisine çekiyor okuyucusunu. En azından bende öyle oldu diyelim. Satırlar ilerledikçe ve alt metni okudukça romanın salt bir distopya olmadığını fark ediyorsunuz. Spoiler vermemek adına karakterlere ve epizotlara değinmeden metnin kendisini kapitalist sisteme dayayan emperyalizm ideolojisi ile küreselleşen dünya alegorisi ve eleştirisi olduğunu söyleyebilirim. Yazar sistem
Yürüyen Kentler (Yürüyen Kentler #1)Philip Reeve · On8 Kitap · 2020227 okunma
Bahar isimli okura yanıt verildi
Ertan Ürkmez
Maalesef ben de izledim, kendimce haklı çıkdığımı düşünüyorum. İyi ki izlemeden önce okumuşum...
"En iyi kültürel politika, bir kültürel politikanızın olmamasıdır. Kültürümüzü korumak mı? Kültür; her zaman korunması, kollanması, teşvik ve sübvanse edilmesi gereken zayıf, kırılgan, dayanıksız bir şey olarak düşünülegelmiştir. Kültür yok edilemez bir şeydir. En korkunç felaketlerden bile sağ kurtulmayı başarmıştır... Kültür sözcüğünün her zaman en cahil, en aptal ve tehlikeli insanların ağzından döküldüğünü düşünüyorum..." "El Ciudadano Ilustre" isimli filmden...
1000Kitap Kullanıcısı isimli okura yanıt verildi
Ertan Ürkmez
Kültürün aynı kalması durumu söz konusu değil bence.