Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Gerçeği aramak gayemiz olduğu sürece herkesle tartışmaya açığım.
Friedrich Nietzsche
Güç ve özgürlük.— Kadınlar kocalarına ne kadar büyük bir saygı gösterirlerse göstersinler, yine de toplum tarafından kabul edilen güçlere ve düşüncelere daha fazla saygı gösterirler: Kadınlar binlerce yıl boyunca her yöneticinin karşısına başları eğmiş, elleri göğüslerinde kavuşturulmuş olarak çıkmaya alışmışlardır ve kamusal otoriteye yönelik hiçbir başkaldırıyı onaylamazlar. Bu yüzden, böyle bir şey yapma niyetleri olmasa bile, tersine içgüdülerinden kaynaklansa bile, kadınlar kendilerini birer fren gibi her özgür ruhlu, bağımsız çabanın tekerleklerine bağlarlar ve bazı durumlarda kocalarını hayli sabırsız hale getirirler, özellikle de kocaları kendi kendilerini, kadınları bunu yapmaya iten şeyin temelde aşk olduğuna ikna etmişlerse. Kadınların bu yöntemlerin gerisindeki nedenleri yüce gönüllülükle onurlandırırken başvurdukları yöntemlere gelince; bu bir erkeğin tarzıdır ve fazlasıyla sık biçimde bir erkeğin çaresizliğidir.
Felsefe
Reklam
Friedrich Nietzsche
Aşırı yakın.— Eğer biriyle aşırı bir yakınlık içinde yaşarsak, çıplak ellerimizle her defasında iyi bir oymacılık yapmak zorundaymışız gibi bir durum söz konusu olur. Günün birinde elimizde berbat, kirli bir kâğıt parçasından başka bir şey kalmaz. İşte bu yüzden, bir insan ruhu da sürekli olarak işlendiğinde en sonunda aynı şekilde yıpranır; en azından sonuç olarak bize o şekilde görünür; onun özgün desenini ve güzelliğini bir daha asla göremeyiz. Kadınlarla ve dostlarla pek yakın bir ilişkiye girmekle her zaman bir şeyler kaybederiz; hatta bazen yaşamımızın incisini kaybederiz.
Felsefe
Friedrich Nietzsche
416. Kadınların kurtuluşu üzerine.— Aşka ve her şey karşısında çabucak lehte ve aleyhte duygulara kapılmaya böylesine alışmış olan kadınlar gerçekten adil olabilir mi? Bu yüzden kadınlar erkeklerden daha çok nedenlere ilgi gösterirler? Ancak bir kez elverişli bir neden buldular mı çabucak onun taraftarı haline gelirler ve böylece o nedenin saf, masum etkisini mahvederler. O nedenle, politika ve bilimin belirli dalları (örneğin, tarih) kadınlara emanet edilirse, azımsanmayacak bir tehlike ortaya çıkar. Zira bilimin ne olduğunu gerçekten bilen bir kadından daha nadir ne olabilir ki? Kadınların en iyileri koyunlarında bilim karşısında gizli bir hor görmeyi bile beslerler, sanki bir şekilde bilimden üstünlermiş gibi. Belki bu değişebilir ama şimdilik durum bu.
Felsefe
Friedrich Nietzsche
414. Kadınlar nefret ettiğinde.— Nefretin söz konusu olduğu durumlarda, kadınlar erkeklerden daha tehlikelidir; çünkü, birincisi, kadınlar, düşmanlık duyguları bir kez uyandı mı hiçbir adalet kaygısı tarafından dizginlenmezler, tersine nefretlerinin hiçbir müdahale olmaksızın nihai sınırlarına kadar kabarmasına izin verirler ve ikinci olarak, çünkü kadınlar (her insanın ve her tarafın sahip olduğu) hassas bölgeleri bulmakta ve bıçaklarını oralara saplamakta ustadırlar ki onların hançer keskinliğindeki zekâsı bu amaca mükemmel biçimde hizmet eder (oysa erkekler yaraları gördüğünde geri çekilirler ve çoğu zaman bağışlayıcı ve uzlaşmacı olma eğilimindedirler).
Felsefe
Friedrich Nietzsche
Herhangi birine herhangi bir şeyi yaptırmanın yolu.— Herhangi birini kargaşayla, huzursuzlukla, aşırı bir çalışma ve düşünme yüküyle öylesine canından bezdirip zayıf hale getirebiliriz ki, oldukça karmaşık görünen bir şeye artık karşı çıkamayarak o şeye teslim olur; diplomatlar da kadınlar da bunu iyi bilir. 404. Saygınlık ve dürüstlük.— Yalnızca gençlik çekiciliklerine güvenmek, bu çekiciliklerini tüm yaşamları boyunca korumak isteyen ve kurnazlıkları annelerinin kurnazlıkları tarafından teşvik edilen genç kızlar tamı tamına fahişelerin istediklerini istemektedirler, tek fark birincilerin ikincilerden daha zeki ve daha namussuz olmalarıdır. 405. Maskeler.— Ne kadar dikkatli incelersek inceleyelim, içlerinde hiçbir şey olmayan, tersine tümüyle bir maskeden ibaret olan kadınlar vardır. Adeta hayaletleri andıran ve zorunlu olarak tatmin edici olmayan bu varlıklara bulaşan bir erkeğe acımak gerekir, ne var ki, erkekte en güçlü arzuyu uyandırma yeteneğine sahip olanlar tam da böylesi kadınlardır. Erkek o kadının ruhunu arar ve sonsuza dek aramaya devam eder.
Felsefe
Reklam