Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
21 Eylül 1999
229 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Johan Vilhelm Snellman
Son zamanlarda, evliliğin süresi konusunda keyfi bir özgürlük talep edenler, ahlak ilkesi olarak yalnızca "mutluluk" (lycksalighet) kavramından yola çıkmış ve böylece ahlakiliğin
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
Kadın ve erkeğin soyun devamı için birleşmesi doğal bir dürtünün sonucudur ve sadece bu açıdan bakıldığında, tüm soyları ayakta tutan aynı doğa yasasına bağlı sayılmalıdır. Fiziksel olarak çaresiz
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
Bireyin yok oluşu anın yasasıdır ve buna alışmak insanı kendi ölümlülüğü karşısında sakinleştirebilir. O yine de kendininkiler için çalışmış, vatanına layık evlatlar yetiştirmiştir; düşündüğü ve yaptığı en asil şeyi bu vatan için yapmıştır; tehlike anında vatanın kurtuluşu belki de onun çabalarına bağlı olmuştur; belki de şimdi onun savunması için canını feda etmektedir; fakat günler ve yüzyıllar sadece sarkacın az veya çok sayıdaki vuruşlarından ibarettir ve o bilir ki gözlerini kapattığında, bu vatan da, onun dili, yasaları, gelenekleri de bir gün sadece hafızalarda yaşayacak, dünya tarihi sayfalarında küçük bir yer işgal edecektir. Evet, belki de tarih, ulusun adından başka bir şeye sahip olmayacaktır! Belki o ad bile kalmayacaktır! O halde kalıcı olan nedir? İnsan ne için hissetmiş, düşünmüş ve eylemiştir? "İnsanlık için."
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
Montesquieu, bir ulusun genel ruhunu, milli karakterini (esprit général) değiştirmeye çalışmamak, hatta zayıflıklarının erdemleriyle birlikte kalmasına izin vermek gerektiğini savunur (De l'Esprit des Loix, L. XIX, chap. 5, ff.). Bu, bir halka genel ruhuna aykırı yasalar ve kurumlar dayatılmaması gerektiği, çünkü bu tür yasaların meyvesiz kalacağı anlamında geçerli olmalıdır. Ancak bu durum, milli karakterin eğitim ve kültür (bildning) yoluyla değişebileceği ve değişmesi gerektiği gerçeğine engel değildir. Aksi takdirde, ulusal olduğu sürece her ahlaksızlık (osed) meşrulaştırılmış olurdu
Felsefe
Johan Vilhelm Snellman
Milli karakterin zararına olan bu kültürel ilerlemenin hiçbir sınırı yoktur. Çünkü ileriye doğru atılan her adımda genel insani kültür de ilerleme kaydetmiştir ve insanın akli ve ahlaki bir varlık olarak ne olması gerektiğiyle çelişen hiçbir ulusal tek taraflılıkla (ensidighet) bir arada var olamaz. Bu tek taraflılığın bir sonucu olarak, bir ulusun geleneğinde ve yasalarında, insani kültürün belirli bir aşamasında akla uygunluğu savunulamayacak bir şey varsa, ulusun her bir üyesi her ne kadar zorunlu olarak yasa ve geleneğe uymak zorunda olsa da; bu zorlama onu ahlaki özgürlükten yoksun bırakır ve bu nedenle yasayı ve geleneği iyileştirerek bu zorlamayı ortadan kaldırmaya çalışmakla yükümlüdür. Çünkü bir ulus, her dönem için en yüksek insani kültüre ulaşmak için çabalamak zorundadır, zira diğer uluslara karşı bağımsızlığını ancak bu şekilde koruyabilir.
Felsefe