Taha EKŞİOĞLU

Taha EKŞİOĞLU
@Scapegoatt
Gerçeği aramak gayemiz olduğu sürece herkesle tartışmaya açığım.
Theodore John Kaczynski
Bazı kişiler, güç ihtiyaçlarını kısmen, kendilerini güçlü bir örgütlenmeyle veya kitle hareketiyle özdeşleştirerek tatmin ederler. Amaç ve güç yoksunu bir birey, bir harekete veya örgütlenmeye katılır, onun amaçlarını kendi amaçları olarak benimser ve bu amaçlar için çalışır. Bu amaçların bazılarına ulaşıldığında, kendi kişisel çabaları bu amaçlara ulaşılmasında önemsiz bir rol oynasa da —hareket veya örgütlenmeyle olan özdeşleşmesi sayesinde— kendini güç sürecinden geçmiş gibi hisseder. Bu olgu faşistler, Naziler ve komünistler tarafından sömürülmüştür. Bizim toplumumuz da, daha kaba şekilde olmakla birlikte, bunu kullanır. Örnek verelim: Manuel Noriega ABD'yi tahrik ediyordu (amaç: Noriega'yı cezalandırmak). ABD Panama'yı işgal etti (çaba) ve Noriega'yı cezalandırdı (amaca ulaşma). Böylece ABD güç sürecinden geçti; ve birçok Amerikalı da, ABD'yle olan özdeşleşmelerinden ötürü vekaleten bu süreçten geçmiş oldu. Panama işgalinin toplum tarafından gördüğü yaygın onay bundandır; bu, insanlara bir güç duygusu verdi. Aynı olguyu ordularda, şirketlerde, politik partilerde, insani kuruluşlarda, dini veya ideolojik hareketlerde de görüyoruz. Özellikle solcu hareketler, güç ihtiyaçlarını tatmin etme arayışında olan kişileri çekmeye çalışır. Ancak çoğu kişi için büyük bir örgütlenme veya kitle hareketiyle özdeşleşme, güç ihtiyacını tümüyle tatmin etmez.
Alıntı
Reklam
Theodore John Kaczynski
Bizce, modern insanın uzun ömür ve ileri yaşlara dek fiziki dinçliği ve cinsel çekiciliği koruma takıntıları, güç süreci konusundaki mahrumiyetten kaynaklanan bir tatminsizlik belirtisidir. "Orta yaş krizi" de böyle bir belirtidir. Aynı şekilde, modern toplumda oldukça yaygın olan ancak ilkel toplumlarda hiç duyulmamış olan çocuk sahibi olmaya karşı ilgisizlik de. 75. İlkel toplumlarda yaşam bir evreler zinciridir. Bir evrenin ihtiyaçları giderilip amaçlarına ulaşıldığında, diğer evreye geçmek için bir isteksizlik görülmez. Genç bir erkek, güç sürecinden spor olsun veya meşgale olsun diye değil, bir avcı olarak geçer; yemek için gerekli olan eti elde etmek için avlanır. (Genç kadınlarda bu süreç daha karmaşıktır, toplumsal güce daha büyük önem verilir; bunu burada tartışmayacağız.) Bu evre başarıyla tamamlandığında, genç adam bir aile kurmanın sorumluluklarını alma konusunda isteksizlik göstermez. (Modern insanların bazıları ise, tam tersine, bir tür "tatmin" aradıklarından çocuk sahibi olmayı açıkça ertelerler. Bizce, onların güç süreciyle ilgili yeterince deneyim —ikame etkinliklerin yapay amaçları yerine, gerçek amaçları olan bir deneyim— yaşamaya ihtiyacı var.) Yine, çocuklarını başarıyla yetiştirip onların fiziksel ihtiyaçlarını gidererek güç sürecinden geçen ilkel insan, görevini yerine getirdiğini hisseder ve yaşlılığı (eğer o kadar yaşarsa) ve ölümü karşılamaya hazırlanır. Modern insanların birçoğu ise, fiziksel kondisyonlarını, görünümlerini ve sağlıklarını korumak için harcadıkları çabadan da belli olduğu üzere, fiziksel bozulma ve ölüm olasılığından rahatsız oluyorlar. Biz, bunun, bu insanların fiziksel güçlerini hiçbir zaman pratik olarak kullanmadıkları ve güç sürecinden vücutlarını ciddi bir şekilde kullanarak geçmedikleri gerçeğinden kaynaklanan
Alıntı
Theodore John Kaczynski
İlkel toplumlarda, fiziksel ihtiyaçlar genelde 2. gruba girer: Elde edilebilirler, ama ancak ciddi bir çaba pahasına. Ancak, modern toplum, herkese fiziksel ihtiyaçlarını yalnızca minimal bir çaba karşılığında garantilediğinden, fiziksel ihtiyaçlar 1. gruba doğru itilmiştir. (Bir iş sahibi olmak için gereken çabanın "minimal" olduğu konusunda itirazlar olabilir, ancak genelde alt ila orta düzeydeki işlerde gereken tüm çaba itaatten ibarettir. Size oturmanız ya da ayakta durmanız söylenen yerde oturur veya ayakta durursunuz ve size söylenenleri, size söylenen şekilde yaparsınız. Çok seyrek olarak ciddi bir biçimde çaba göstermek zorunda kalırsınız, ve her halükarda, işinizde neredeyse hiçbir özerkliğe sahip değilsinizdir; böylece güç sürecine olan ihtiyacın gereği layıkıyla yerine getirilmemiş olur.)
Alıntı
Theodore John Kaczynski
Çoğu insanın, kendi kararlarını vermek istemediği, liderlerden onların adına düşünmelerini istediği ileri sürülebilir. Bu görüşte doğruluk payı vardır. İnsanlar küçük meselelerde kendi kararlarını vermekten hoşlanır, ama zor ve önemli meselelerde karar vermek psikolojik çelişkiyi göze almayı gerektirir ve çoğu insan psikolojik çelişkiden nefret eder. Bu nedenle zor kararlar söz konusu olduğunda başkalarına güvenme eğiliminde olurlar. Ama bu demek değildir ki, kendilerine kararı etkileme fırsatı verilmeden onlara kabul ettirilmesinden hoşlanırlar. İnsanların çoğu doğal izleyicidir, lider olmasalar da liderleri ile doğrudan ilişkileri olmasını isterler, liderlerini etkileyebilmek ve zor kararları vermede bir dereceye kadar katılımda bulunmak isterler. En azından bu kadar bir özerkliğe ihtiyaçları vardır. 6- Burada sıralanan belirtilerden bazıları kafese konmuş hayvanlarda görülenlere benzer. Güç süreci konusundaki mahrumiyete bağlı bu semptomların nasıl ortaya çıktığını açıklamak gerekirse, insan doğasını anlamada sağduyu bize göstermiştir ki ulaşılması çaba gerektiren hedeflerin eksikliği sıkıntıya yol açar ve sıkıntı uzun süreli olduğunda, er ya da geç, çoğunlukla depresyonla sonuçlanır. Hedeflere ulaşmadaki eksiklik hayal kırıklığına, kişinin kendisine olan saygısının azalmasına neden olur. Hayal kırıklığı öfkeye, öfke —genelde hayat arkadaşının ya da çocuğun taciz edilmesi biçiminde— saldırganlığa dönüşür. Uzun süreli hayal kırıklığının genelde depresyonla sonuçlandığı, depresyonun da suçluluk duygusu, düzensiz uyku, yeme bozukluğu ve kişinin kendini kötü hissetmesine neden olduğu kanıtlanmıştır. Depresyona eğilimi olanlar bir çare olarak eğlence peşine düşerler; bu nedenle yeni heyecanlar yaşamanın bir yolu olarak sapkınlıklarla beraber doyumsuz bir hedonizm ve
Alıntı
Theodore John Kaczynski
Bazı bireylerin özerkliğe pek az ihtiyaç duyuyormuş gibi gözüktüğü doğrudur. Ya güç dürtüleri zayıftır ya da o dürtüyü, kendilerinin ait oldukları güçlü bir örgütle özdeşleştirerek tatmin ederler. Bir de —astlarına körü körüne itaat ederek, kullanmaktan oldukça mutlu oldukları dövüş hünerlerini geliştirerek güç duygusu kazanan iyi savaşçı asker misali— tamamen fiziksel bir güç duygusuyla tatmin olmuş gözüken, düşünmeyen, hayvani insanlar vardır. Çoğu insan için kendine değer verme, özgüven ve güç duygusunu kazanma, güç süreci yoluyla —bir amaca sahip olma, özerk bir çaba gösterme ve amaca ulaşma yoluyla— olur. Bir kişinin güç sürecinden geçmek için yeterli fırsatı olmazsa, bunun sonuçları —bireye ve güç sürecinin nasıl bozulduğuna bağlı olarak— sıkıntı, ahlaki çöküntü, kendine az değer verme, aşağılık duygusu, yenilmişlik, depresyon, endişe, suçluluk, hüsran, düşmanlık, eşe ya da çocuğa yönelik taciz, doymak bilmeyen bir düşkünlük, anormal cinsel davranışlar, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları ve benzerleri şeklinde olur.
Alıntı
Reklam