Bir yazar bu görüşe "kişinin hayatının anlamsız olduğunu fark etmesinin doğal sonucunun kendisini öldürmek olacağı fikri bir nebze gülünçtür"60 diyerek burun kıvırır. Aslında sosyal aidiyet yoksunluğu, en azından bazılarına göre intiharın ön göstergelerinden en önemlisidir.61 Sosyal aidiyet yoksunluğu kişinin başka insanların bakış açısından hayatının anlamsız olduğunu algılamasının bir sonucudur.
Fakat insan doğası anlamsal boşluklardan her ne pahasına olursa olsun kaçınmak ister—boşluk korkusu (horror vacui). Herkes olmasa da çoğu insan boşluğu ya da boşluğun önemini inkar ederek onunla başa çıkmaya çalışır.
Keşke Hiç Olmasaydık'a yanıt niteliğinde bir makale yazan Elizabeth Harman 2010 yılında bana hamile olduğunu söylediğinde sessiz kaldım. O da bana onun için mutlu olmam gerektiğini söyledi. Ben de "Senin için mutluyum. Doğacak çocuğun için mutlu değilim" minvalinde bir yanıt verdim. (Bu anekdotu gerçek isimlerle anlatıyorum çünkü Elizabeth Harman halka açık bir yerde, bir konferansta zaten anlatmıştı. Dolayısıyla anlatmama bir itirazı olmayacağını varsayıyorum. Anekdotun başkaları tarafından yanlış bir şekilde anlatıldığını duydum, bu yüzden de burada doğrusunu anlatıyorum.)