Aristo Fizik’inde “şimdi” dediği tek tek anlar ile Zaman arasında ayırım yapar. Tek tek anlar, tıpkı Aristo‘nun atomları gibi bölünmez, parçalanmaz şeylerdir. Zaman ise, bu bölünmez anları birleştiren çizgidir. Zaman’ı şimdileri birleştiren çizgiyi, Tarık Bey’in “umut”öğüne rağmen ne kadar gayret etsek de, aptallar ve hafızasızlar hariç kimse bütünüyle unutamaz. Hepimizin yaptığı gibi mutlu olmaya ve Zamanı unutmaya çalışabilir ancak insan. füsun‘a aşkımın bana öğrettiklerini ve Çukurcuma‘daki evde sekiz yılda yaşadıklarımı dayanan bu gözlemlerimi dudak büken okurlar zamanı unutmak ile saati ya da takvimi unutmayı birbirlerine karıştırmasınlar lütfen saatler ve takvimler bizi unuttuğumuz zamanı hatırlatmak için değil başkalarıyla olan ilişkimizi ve aslında bütün toplumu düzenlemek için yapılmışlardır böyle de kullanılırlar her akşam haberlerden önce ekranda görülen siyah beyaz saate bakarken başka aileleri başka kişileri onlarla buluşmalarımızı ve bu işi düzenleyen saatleri hatırlarız zamanı değil Füsun televizyonda beliren saate bakarken kendi kol saati saniyesi saniyesine doğru olduğu için ya da saati ayarladığı ve tam doğru yaptığı için ve belki de benim kendisini aşkla seyrettigimi bildiği için mutlulukla gülümserdi zamanı hatırladığı için değil…