Bir deli divane, ketum, mutsuz ama deli dolu. Sabahı akşamına tutmaz yarını belli olmaz.
Dionysos kıstırmış ruhunu.
Amansızca,
şu anda,
duyumsuyor boyuna,
hiçbir şeye veremiyor anlam.
Buna rağmen...
Tek derdi anlamak.
Oğullar bu kitabın ismini ilk defa gördüğünde hemen kestirmeye başlar içindeki anlatıyı. Bilir babası ile sorunlarını ve anlar tüm babalar oğullarıyla ayrışır. Ama Turgenyev bu kitabı yazalı çok zaman geçti ve artık oğullar babalarıyla hiçbir şey tartışmaz haldedir. Turgenyev belki o zamanlar çağdaşları arasındaki bu sorunu kestirmişti ama bu günün insanı hiç şüphesiz bununla yaşıyor. Ben babamla hiç konuşmadim mesela, ona nihilist olduğumu söyleyemedim. Ama Turgenyev'in karakterleri daha özgür... Bir de romana tam da tadında serpilen bir aşk ve bir dostluk yok mu? Sanki bana yazılmış dedirten cinsten. Ben de akranlarım da nihilist... Bazı babalarsa sadece baba.
Kitap ne bir biyografi ne de akademik bir araştırma. Bir edebiyatçının zarif bakış açısıyla üç büyük şairin içsel yaşamına bir bakıştır. Bu üç acılı adamın acısını paylaşan kişi kendisine çok şey bulacaktır kitapta... Ve evet bazıları için yaşamak acı çekmektir.
Onu oblomovluk öldürdü ama onun değeri buydu, kahramanlığı ve önemi buydu oblomovka'nın asil kralı. İç karartıcı zekası ve zararsız bir kişilik, peki siz dünyada hay-la direnmeye değer ne biliyorsunuz da sabah erken saatlerde uyanıp, yorucu ve sorunlu bir yaşam mücadelesi güdüyorsunuz? Benim bu soruna cevabım var. Hayata kattığım bireysel bir değerim var ya senin ? Yoksa yaşadığının farkana varamadı mı?
Ömer hayyam'ın aslında din düşmanı değil ortada ki yanlışları kendi inanç yapısını anlatmaya çalıştığı, kendi ile çeliştiğini gördüm. Bulunduğu çağın aydınlık ilim insanı kendi mantık zinciri ile tutarsızlıkları vurucu ve eleştirel bir söylevle anlatmaya çalışmış. Not: Ömer hayyam'ın bilinen 158 rubayisi vardır 1080 kadar rubai hayyama atfedilmiştir, bu çerçevede Ömer Hayyamı anlamak daha güç bir duruma geliyor.