Sehmus Erkan

Sehmus Erkan
@SehmusErk
Izmır
13 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
O akşam eve gelemeyeceğini söyleyen bir son dakika mesajı yollamanın hazzı, katıksız hazzı. Aynı şeyi benim yapabilmem için daha bir on yıl gerekliydi, daha da fazla.
Sehmus Erkan
Burada anlatilmak istenen şey nedir?
Reklam
Hakkım var mı?
Puan vermedi·687 syf.··
2023 51. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2023 22:54
Öncelikle buraya bir inceleme yazmadan önce ne kadar düşündüğümü bilemezsiniz. Öylesine bir kitap okudum ve kafamda öylesine sesler belirdi ki anlatamam. Kitabın her detayını anlayabilecek bilgiye sahip olduğumu maalesef düşünemiyorum, bir inceleme yazmaya da hakkım var mı emin de değilim açıkçası. Ancak kitaptan öylesine etkilenmiş bir haldeyim ki fikirlerimi yazarak hiç değilse biraz somutlaştırmam gerektiğini fark ettim. Şunu belirtmeliyim ki bu inceleme okuduğum başka bir inceleme ve kitap üstünden gidecek. Bir kaç sayfalık fikir alma araştırmamda okuduğum en iyi inceleme buydu. sizlerin de mutlaka okuması gerek diye düşündüğüm için ve bazı fikirlerimin kaynağını belirtmek adına buraya bağlantısını bırakıyorum : hukukpolitik.com.tr/2016/11/01/dost... Raskolnikov babasının ölümünden sonra fakir kalmış annesinin arqada gönderdiği parayla okumaya çalışan bir üniversite öğrencisi aslında. Ancak yoksulluk ona büyük bir utanç vermeye başlıyor, bu durumdan dolayı okulunu dondurmak zorunda kalması bir yana, tanıdığı insanlara gözükmek bile istemiyor. Bir gün bir kadının rehin eşya aldığını ve karşılığında para verdiğini öğrenince babasından kalma bilezik kardeşinden kalma bir yüzüğü götürüyor. Ancak bu kadının insanları kullandığını, ederinden az para verdiğini zamanında para getirilmezse eşyayı hiç vermediğini, fark edince aslında bu kadından hem iğreniyor hem de nefret ediyor. Bu kadını düşünürken gittiği meyhanede iki gencin konuşmasına şahit oluyor ve aralarından birinin "Ben bu kocakarıyı kolayca öldürebilirim..." dediğine şahit olunca irkiliyor. Ancak genç bunun söylemesinde kendinde nasıl bir haklılık payı olduğuyla devam edince aslında Raskolnikov'un da ilgisini çekiyor ve eve giderek işleyeceği cinayeti
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Sehmus Erkan
Güzel analiz, ben de senin analizinde birkaç noktaya değinmek istiyorum. Raskolnikov büyük adam olmak istiyordu. Belki bu da vicdan azabı çekmeden hatta üzerinde bile düşünmeye değmeden yapılmalıydı, tıpkı Napolyon gibi. Fakat o vicdanından hiçbir zaman kurtulamadı. O düşünceler hep aklına geldi. Fakat, o bunu yapabileceğine kendini ispat etmek için o yaşlı kadını şeytanlaştırması gerekiyordu. Bu gerilimle yaşlı kadını öldürmeye gitti. O kadar işine kitlenmiş ve kendini şartlandırmıştı ki, vicdanını bastırmayı başardı. Bunu yaparken çok gergindi ve ne yaptığını bilmez haldeydi. Çünkü içinde bir çatışma vardı. Bu şartlanmıştık ve korku halinde beklenmedik şekilde ortaya çıkan Lizavetayı da öldürdü. Sonrasında iç dünyasında bu çatışma devam etti. Belki bu öldürmeyle daha kararlı ve daha az mütereddit olacaktı. Fakat bu gerçekleşmedi. Hastalığı arttı. Vicdan azabı ve devamlı o sahneyi düşünmesi onu suç mahaline geriye getirdi. Suçlu her zaman suç mahaline geri döner. İçinde az da olsa vicdan taşır. Bu yüzden insanda iyi ve kötünün bir arada olduğunu söylediğin analizin çok isabetli. Sonya ve Dunya ne kadar Raskolnikova yaptığından pişman olması gerektiğini çünkü masum bir insanı öldürdüğünü söylese de o bunu kabul etmek istemedi. Vicdanını bastırdı ve o öldürdüğü kadının böcek ve şeytan olduğunu ve onun parasının çok insana fayda getireceğini kendi kendine savundu. Sonyayı anlamak istemedi. Çünkü bunu kabul etmek zordu. O zaman büsbütün Napolyon olmaktan vazgeçmek demekti bu. Kitapta farketmişsindir. Raskolnikov ne kadar yardımsever ve empatik biri olsa da çok gururlu ve kendini büyük gören biri. Öyle gururlu ve kibirli ki kardeşinin kendisi için evlendiğini sezince şiddetle reddediyor. Hatta Sonyayı kendisinden acıdığı için sevdiğini düşününce ona düşmanca hisler besliyor, çünkü bu durumda Raskolnikov aciz ve yardıma muhtaç olduğu gerçeğiyle yüzleşiyor. Bu ruhsal ve fiziksel çatışmada hasta olan Raskolnikov en sonunda Sibiriyada gördüğü bir rüyayla bu cinayetin kabahat olduğu gerçeği ile yüzleşiyor ilk başta sarsılıp hastalanıyor fakat Sonyanın sevgi, anlayış ve sadakati ile iyileşiyor ve kalbinde ümit yeşermeye başlıyor. Son olarak, polis memuru Profiy in de diyaloglarında da yer aldığı gibi her suç kendi cezasını içinde barındırıyor. Raskolnikov u çok iyi tahlil eden polis memuru onun vicdan azabıyla kıvrandığını anlıyor ve onun geri döneceğini düşünüyor. Ve dediği gibi oluyor. Raskolnikov kendi suçunu kabul ediyor. Bu polis memuru ne kadar piskolojik işkence methodunu kullansa da onun hapis yatıp çile çekerek arınabileceğini yoksa ömür boyu bu vicdan azabi ile yaşayamayıp kafasına sıkacağını söylüyor ki Sydralikov(yanlış yazdım muhtemelen) kafasına sıkıp öldürüyor. Bu adam da biliyorsun Dunya(sister of Raskolnıkov) ile evlenmek istiyor. Bunun nedeni de ayrı bir analiz konusu fakat yazar burada Raskolnikovun muhtemel diğer sonunu gösteriyor. Bu adam da işlediği suç ve vicdan azabı ile yüzleşmekten kaçıp(14 yaşındaki bir kız bu adam yüzünden kendini asmıştı) bohem ve şefih bir hayata dalıyor. Fakat bu adamda da biraz vicdan var çünkü sonunda Dünyaya tecavüz edecekkken etmiyor. Bu sebeble kendini daha içki ve bohem hayatla uyuşturamayacağını anlayıp intihar ediyor. Son gece de o kızı rüyasında görüyor. Neticede Napolyon ve Hitler olmak ne kadar şöhret ve güç getirse de insanın kalp ve ruhunu öldürmesi gerekiyor. Bunu da her insan yapamaz. Raskolnikovun hatası şöhreti ve gücü elde etmek için bu insanlar gibi olmak ve kalp ve vicdanını öldürmeye kendisini ikna etmesi oluyor. Fakat, biri meşru yolla da büyük insan olup faydalı şeyler yapabilir. İlginç bir şekilde yaza bunu hiç ele almıyor. O dönemin dünya görüşü de bu yöndeydi. Böyle büyük adam olmak için mutlak güç olacak, sömüreceksin, acımayacaksın, zayıfı ezip hayatta kalacaksın. Social darwism, materialism, akılcılık ve bunların neticesinde gelene kapitalist sistem de bu görüşleri dayatıyor. Suç ve Ceza Fyodor Dostoyevski
Orospu çocuklarının ilk bakışta yüzlerinden tanınmasını tercih ederim ben, hiç değilse insan nasıl davranacağını bilir.
Sayfa 74 - Metis Yayınları
Sehmus Erkan
Yersiz bir beklenti! Hayat o zaman çok sıkıcı olurdu
İstanbul'da Irak asıllı öğrencisinin 5 el ateş ederek vurduğu okul müdürü İbrahim Oktugan vefat etti. Bu eğitim camiası ne zamana kadar sahipsiz ve güvensiz durumda kalacak bilmiyorum. Başka hangi meslek grubunda bu denli fazla şiddet haberi kimsenin umrunda olmadan 2 saat gündemde durduktan sonra silinebiliyor... Vuran şahıs Iraklı. Bana kimse ırkçısın demesin. İstemiyorum, bu heriflerin ne işi var burada? Eğitim vermek zorunda mıyız? Eğer din kardeşinizse sıraat köprüsünde birlikte yürüyün, burayı niye cehenneme çeviriyorsunuz? Yabancı uyruklu kaçıncı vaka oldu artık bu? Söyleyebilecek bir söz bulamıyorum. Utanması gereken insanlardaki yüzsüzlüğe ise hayret ediyorum. Hocamızın ailesine ve sevdiklerine sabırlar diliyorum. Eğitim camiamızın bir kez daha başı sağ olsun.
Sehmus Erkan isimli okura yanıt verildi
Sehmus Erkan
Hakan Siz de ne tahammülsüz çıktınız! Benimle diyolağa geçenlere pekala cevap veririm. Başkasının fikrini duymaya tahammülü olmayan adamın kendi fikrine saygısı ve güveni olmaz, Hakan Bey.