Tüm zamanlarda insanları "iyileştirmek" istenmiştir: her şeyden önce buna ahlak denilmiştir. Ne ki, aynı sözcüğün altında çok farklı bir eğilim de gizlidir. Hem vahşi insanın evcilleştirilmesine, hem de belirli bir insan türünün terbiye edilmesine "iyileştirme" denilmiştir: ancak bu zoolojik terimler dile getiriyorlar gerçeklikleri — elbette, tipik "iyileştirici", din adamı bu gerçeklikleri bilmez — bilmek istemez... Bir hayvanın evcilleştirilmesine "iyileştirme" adını vermek, bizim kulaklarımıza adeta bir şaka gibi gelmektedir. Hayvanat bahçelerinde neler olup bittiğini bilen biri, orada canavarın "iyileştirilebildiğinden" kuşku duyar. Orada hayvan zayıflatılır, daha az zararlı hale getirilir, depresif korku duygusuyla, acıyla, yaralarla, açlıkla hastalıklı bir canavara dönüştürülür. — Din adamlarının "iyileştirdiği", evcilleşmiş insanın durumu da farklı değildir.
Sayfa 44 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları