Gidiyorum bu şehirden
Rutubet ve kasvetin
Kömür ocaklarında muhabbetin
Varlığın yokluğun
Büyük savaşın kıyısında
Yaşadığım senelerin ardından
Gidiyorum.
Önümde Rüştü ve Muzaffer'in yazdıkları
Sana onlardan
Kendine acıyan şikayetnameler gibi
Yazılmış mektupların birinde
Belki bahsetmiş olmalıyım
Ve yahut bende herkes gibi
Onları tümden unutmuş
Düpedüz ayıp etmiş olmalıyım.
Bir kitabı okuyup bitirdiğiniz zaman, bunu yazan keşke çok yakın bir arkadaşım olsaydı da, canım her istediğinde onu telefonla arayıp konuşabilseydim diyorsanız, o kitap bence gerçekten iyidir.
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kendi dalına ağır bir meyveydim
Lezzetimden eksilmedi ama
Rendelendim.
...
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Yıldız rendelerken elimi kaptırdım
Ve birlikte uyudum
Aynı rüyayı görmediklerimle.
...
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Sen beni telef ettin
Ben ziyan olmadım.
...
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Uçan bir halıdan düştüm
Düştüğüme üzülecek değildim.
Uçtuğuma neşelenecek kadar
Masal bilirim dedim.
...
Geçtiğimiz altı ayda çok şey oldu
Kalbin minyatür bir sapandı sanki
Bu daldan buraya, bir ben, bir başıma
Düşmüş olamazdım değil mi?
...