Murat Karaönceloğlu

Sanki zaman volkanının fışkırmış küllerinin kapladığı bir diyardaydı; sanki süreklilik dediğimiz, yıldızlardan örülmüş zincir birdenbire kopmuş, kuyruğunu yiyip kendi kendinden doğan büyük ve ebedî yılan, ayaklarının ucuna cansız ve upuzun yıkılmıştı.
Sayfa 43·Kitabı okuyor
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Tabii dudak büküyorsun, ciddi gelmiyor sana söylediklerim… Belki, belki gerçekten de garip bir yan var bunda, ama kesilmekten kurtardığım köy ormanlarının yakınından geçerken ya da kendi yetiştirdiğim genç bir fidanlığın hışırdadığını işittiğimde, iklimin biraz da bizim irademize bağlı olduğunu ve benim de biraz payım olacağını biliyorum. Bir kayın fidanı dikip de nasıl yeşerdiğini, rüzgarda nasıl salındığını gördüğümde içim gururla doluyor ve ben…
Sayfa 17 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“Toplum dediğin şey sen değil misin?” Bu cümle dilimin ucuna kadar geldi ama Horiki’yi kızdırmak istemediğim için sustum. (Toplum bunu kabul etmez.) (Toplum değil. Sen kabul etmezsin, değil mi? (Eğer böyle yapmaya devam edersen toplum sana iyi davranamaz.) (Toplum değil yani. Sen…) (Toplum seni canlı canlı gömer.) (Toplum değil. Beni gömecek olan sensin, değil mi?)
Sayfa 79 - İthaki·Kitabı okudu
Alıntı
Bendeki bellek artık şinanay yavrum şinanay. Dün tanıştığım birine bugün rastlasam kim olduğunu, ne iş tuttuğunu, öğrenci mi, berber mi, Pir Sultan Abdal mı, bir türlü çıkaramıyorum. Her şey akıl tasımdan düşüp gidiyor. Yani yemek yemeye, konuşmaya, kitap okumaya dursam, ya da bin ağırlamayla kendimi sokakta yürütsem bellek diye bir şey kullanmıyorum, kullanamıyorum.
Sayfa 27 - 2 Şubat 1989·Kitabı okudu
Alıntı
…kaybedilmiş tekliğe duyulan arzunun sızısı.
Sayfa 98 - ab. Öpücük(Brancusi)·Kitabı okudu