André Gide Dünya Nimetleri'ni yazarken,birinci bölümün başına Fars şairi Hâfız'ın bir sözünü-bu söz şudur:Uzun zaman uyuklamış tembel mutluluğum uyandı.- koyar ve eserine İslâm'ın dünya görüşünün şu bir tür özetiyle başlar:
Natanael,Allah'ı her yerden başka yerde bulmayı umma! Her yaratılmış Allah'a işaret eder, ama hiçbiri O'nu gözler önüne sermez. Bakışımız hangisinin üzerine takılır kalırsa, işte o bizi alır Allah'tan uzaklaştırır.
...Ama neye yarardı ki, zaten aşık olmak bir anlık intibanın altında kalmanın mahsulü değil midir ki? İşte bütün aşklar böyle başlamıştı bugüne dek. O gözler, onlar çözülmeyen ve kıyamete dek de çözülemeyecek olan formül değil midir ki? Nasıl bir çekicilik vardı gözlerde ki, kocaman bir vücudu çekerek küçük bir kalbe sıkıştırıyordu. O kalp ki, yeter ki oraya bir kimse girmeyedursun, ölünceye dek onu unutturmaz hafızaya.
°Dar kapıdan girmeye çabalayın.Çünkü kişiyi yıkıma götüren kapı büyük ve yol geniştir. Bu kapıdan girenler çoktur.Yaşama götüren kapı ise dar,yol da çetindir.Bu yolu bulanlar çok azdır.
'koynuna mı aldın güllü yârimi
soluğunun buharına giren mi
eteğine, sürünerek varan mı
hangi uzak şehrin ışığındadır
hangi muammânın beşiğindedir
ey sırları sırlarımı kuşatan
yetim koyup ayazında üşüten
sen de mi görmedin yitirdiğimi
kendi hüsranımda bitirdiğimi
Elbette hayâ sahibi olmayan takvâ sahibi de olamaz...Allah'tan korkup çekinmeyen kuldan da utanmaz, çekinmez.
•Allah'tan hayâ etmeyen kimden hayâ eder!?...