Şengül

Şengül
@SengulBalci
"Okuyarak öğreneceksin ama severek anlayacaksın." Şems
Fen Bilimleri Öğretmeni
96 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı

Şengül

, bir kitap okudu
Puan vermedi·183 syf.·
2026 10. kitabı
Engin Geçtan
8.5/10 · 33,5bin okunma
Reklam
Geride bıraktığım ne varsa kül... Ateş benmişim demek ki... Friedrich Nietzsche
Alıntı
"Zor bir dönemden geçerken etrafıma çok daha yakından bakarım. Üzülmemden bile rahatsız olan, neşeli halime alışmış benciller kimler, işi düşünce arayanlar kimler, yargılayan, bilip bilmeden atıp tutanlar kimler. Çok yakından bakarım, çok..."
Ağaçlar hep en etkileyici vaizler olmuştur benim için. Ormanlar ve korularda halklar ve aileler halinde yaşayan ağaçlara hayranım ben. Tek başına duran ağaçlara daha da hayranım. Yalnız insanlar gibidir onlar. Şu ya da bu zaafla sıvışıp giden insanlar gibi değil; yalnızlaşmış büyük insanlar gibi, Beethoven ve Nietzsche gibidirler. Tepelerinde uğuldar dünya, kökleri sonsuzluğa uzanır ama sonsuzlukta kaybolup gitmez. Var güçleriyle tek bir şey için, onlara özgü, onlarla içkin yasayı yerine getirmek, büyüyüp serpilmek, varlıklarını ortaya koymak için çabalarlar. Hiçbir şey daha kutsal, hiçbir şey daha mükemmel değildir güzel, güçlü bir ağaçtan.
Alıntı
•Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile götürmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir... Şimdi anlıyorum ki değilmiş... Yollar görünmez kayalarla doluymuş... Onlara çarpmamak lazımmış... Daha fenası gizli cereyanlar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini, gittikçe uzaklaştığını fark edemezmiş... Tâ kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar... •Ben aşkı şiirlerde, romanlarda olduğu gibi bir parlak yaz gecesinin mehtabında başlayıp sabahında biten bir rüya addedenlerden değildim. Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan, ruhundan bir parça hükmüne girmek, onunla beraber gülüp ağlamak, ıstıraplarını paylaşmak demekti. •-Acımak... Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir... Fikrimce yalnız doğruluk hastalığı, bir hak ve hakikat meselesi etrafında toplanmak kabiliyeti, bir cemiyeti mesut etmeye kâfi gelemez... Bunun icin acımak, birbirimizin fervadını, iniltisini duyabilmek de lazım!... •...genç muallimenin artık hiçbir eksiği kalmamıştı. Acımayı öğrenmişti...!
Alıntı
Reklam