Yanılgı'yı okurken açıkçası biraz farklı bir hikâye bekliyordum. Başta yasak aşkın daha ön planda olacağını düşünürken kitap ilerledikçe olaylardan çok karakterlerin düşüncelerine odaklandığını fark ettim. Denise ile Yves'in aynı olaylara farklı anlamlar yüklemesi bana ilginç geldi. Özellikle bazı yerlerde birbirlerini gerçekten anlayamadıklarını düşündüm. Kitapta çok fazla olay yaşanmıyor. Bu yüzden bazı bölümler bana biraz yavaş geldi. Yine de karakterlerin hissettiklerini anlamak açısından bunun gerekli olması gerekiyordu. En çok dikkatimi çeken karakter Yves oldu. Kararsızlıkları ve ne istediğinden emin olamaması hikâyeyi etkileyen önemli noktalardan biriydi.
Kitap bittiğinde aklımda en çok ilişkilerde insanların birbirlerini ne kadar farklı algılayabildiği kaldı. Denise ve Yves aslında aynı ilişkiyi yaşıyor olsalar da çoğu zaman farklı şeyler bekliyorlardı. Bu yüzden kitabın aşk hikâyesinden çok insanların birbirlerini anlamakta neden zorlandığını anlatmış.
Bazı kitaplar okunduktan kısa süre sonra unutulurken, bazıları bıraktığı etkiyle uzun süre akılda kalır. Sadece bir aşk ve trajedi hikâyesi değil; aynı zamanda önyargı, adalet ve insan doğasına dair düşündüren güçlü bir tarafı var.
Quasimodo, hikâyede en çok akılda kalan karakterlerden biri. Dış görünüşü nedeniyle korkulan ve dışlanan biri aslında, ama iç dünyası bunun tam tersi: daha temiz. Victor Hugo’nun da özellikle bunu göstermek istediği açık; insanların sadece görünüşe bakarak ne kadar kolay yargılayabildiğini çarpıcı şekilde ortaya koyuyor.
Esmeralda saflığı ve iyi niyetiyle öne çıkıyor. Yaşadığı haksızlıklar, dönemin adalet anlayışını ve toplumsal önyargıları daha görünür hale getiriyor.
Frollo ise kendi iç dünyasında sürekli çatışan bir karakter; tutkuları ile inançları arasında sıkışmış.
Romanın en güçlü yönü, karakterleri tamamen iyi ya da kötü diye ayırmaması. Her birinin hem doğru hem de hatalı yönleri var ve bu da hikâyeyi daha gerçekçi kılıyor.
Notre Dame’ın Kamburu, yalnızca geçmişi anlatan bir roman değil; bugün bile önyargı, adalet ve dış görünüşün yanıltıcılığı üzerine düşündüren bir eser. Bu yüzden etkisini kolay kolay kaybetmiyor. Notre Dame'ın Kamburu
|Geçmişe bakmanın amacı, üzerinde durmak değil, onu bırakmaktır. Acınızın nasıl ortaya çıktığını anladığınız anda, ondan kurtulma yolundasınız demektir.