"Biz insanlar gerçekten de tuhaf yaratıklarız.
Öyle görkemli düşler kurar, öyle yapıtlar ortaya koyarız ki, görenler hayran kalır.
Ama bazen de öyle kalpaklaşır, öyle aceleci davranırız ki, o güzellikleri yaratanlarla bu kolayca tavrı benimseyenler aynı insanlar mıdır, anlamak zorlaşır. "
"Siz hep dersiniz ya hünkarim, cihanda hangi fidan vardır ki yetişip saye salsın da akıbet Hasan'a ermesin; felekte hangi saadet yıldızıdır ki kemalin zirvesine erdikten sonra zevalim deryasına batmasın?"
Kitap başta dili ve belirsizliği ile içine almadı fakat devaminda her satırında acaba daha sonra ne oldu ile geçti. Kâfir ornio'nun toplumu nasıl bozduğu, insanların akıllarına girip etkilediği ve insanların sorgulamadan duyduklarına inandıkları son derece akıcı ve merak uyandiri şekilde işlenmiş. Kitabın sonunda bir yüzleşme ödeşme ceza beklesemde umduğum gibi bitmedi. Ama Osmanlı'da casusun gözünden dönem şartlarını ve olayları içinde gibi yaşamak etkileyiciydi. Kitabı bitirdiğimde içimi hüzün kapladı.Yine İskender pala farkını ortaya koymuş...
Ebu hureyre'den rivayet edildiğine göre Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki :
"Üç dua vardır ki bunların kabul edileceği kesindir :
Mazlumun bedduası,
Yolcunun duası ve
Anne babanın evladına duası "