-Neler okuyorsunuz efendim?
+Kelimeler, kelimeler, kelimeler!
x Kelimeler albayım, bazı anlamlara gelmiyor!
t-bırak artık kelimeleri.. cümleler kur. insanları tanı.. kapını çalan insanları içeri al...
Engin Geçtan’ın, önceki kitaplarından aşina olduğumuz temalar çerçevesinde toplumsalı, özelde Türkiye’nin yakın tarihi ile beraber toplumsal çıkarımlarını psikoterapist gözüyle aktardığı, diğer kitaplarını okuyanlar için özet mahiyetinde eseri.
Psikiyatrinin teknik konularında ve nispeten teknik bir dille yazılmış, yine birey ve toplumla ilgili önemli çıkarımları olan Engin Geçtan kitabı. Geçtan’ın diğer kitaplarında da sıkça rastladığımız ve bu kitapta da önemli yer tutan genel temalar ise beynin katman ve işlevleri, persona-gölge ilişkisi, yargı ve yaşam. “Üretilmiş acı” üzerine olan bölümü özellikle ufuk açıcı.
Üretilmiş acı sık kullanılan bir iletişim aracıdır. Birbirine sorunlarını anlatarak “dertleşme” bazı insanlar tarafından yakın dostluk olarak nitelendirilir. (…) Ancak dertleşme türünde beraberliklerde insanlar birbirlerini yalnızca siyahlarını paylaşmak için ararlar, birlikte yaşam üretemezler. Yaşam üretmek, insanın karşısındaki insana ilişkin hissettiklerini algılayıp yaşayabilmesi, yaşadıklarını karşısındakine hissettirebilmesi ve ona yaşattıklarını, onun yaşadıklarını hissetmeye çalışmasını içerir. Yani ilişkiyi yaşarken duygu tepkileri verilebilmesini tanımlar, karşısındaki insana kendisiyle ilgili bir bülten okuyup bir başka zamanda onun bültenini dinlemeyi değil.
İnanç sistemlerinin yargılanamayacağına inanıyorum, kişinin kendisini iyi hissetmesine katkıda bulunduğu, "yalnız kalpler kulübü"ne dönüşmediği ve politik amaçlarla kullanılmadığı sürece.