Zavallı Necdet'in ilk günden beri seveni oldukça fazla. Sade ve akıcı bir dille yazılmış bu roman, hüzünlü bir aşk romanı. Özellikle Aşk-ı Memnu tadında bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Mutlaka alıp okumanızı da öneriyorum. Ben kitabı yaklaşık dört buçuk saatte okudum ve bir günde bitirdim. Sizin de hızla okucağınıza eminim. Ve son olarak, kitabı okuduktan sonra bu incelemeyi okumanızı tavsiye ederim.
Birçok yorumda kitabın övüldüğünü fark ettim. Ben yüzden ben kitabı övmeyeceğim. Daha çok okurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatmaya çalışacağım. Genel olarak bir kitabın alt metinlerini çok iyi anlayarak okumak, konuyu özümsemek; yazarın neyi, nasıl anlattığını anlamak için oldukça önemli. Tabii ki dramaturji bilmek de işinize yarayacaktır.
Özellikle Türk edebiyatı klasiklerinde yazarlar -ki Türk yazarlar tiyatro metinlerinde bunu daha çok yapmışlardır- kendi doğrularını dikte etme, ders verme, iyi-kötü çatışmasını kurarken mutlaka bir tarafı yerme kaygısı taşırlar. Oysaki evrensel bir şey yazmak için yazar taraf tutmamalıdır. Zavallı Necdet romanı da, adından anlaşılacağı üzere, çaresiz bir aşka tutulan erkek kahramanımızın düştüğü ateşte nasıl da yanıp küle döndüğünü anlatır.
Saffet Nezihi, her ne kadar karakterlerinin gerçek hayattan olduğunu söylese de tabii ki her yazarın yaptığı gibi, metnin belleği dediğimiz kısımda, kişisel düşüncelerini karakterlere atfetmiştir. Meliha genel olarak; sürekli hırçın davranan, yasak aşkın peşinden koşan ve bu uğurda evini, çocuğunu dahi gözden çıkarabilecek kadar gözü dönmüş bir kadın olarak tasvir edilir. Roman boyunca Meliha ile ilgili alt metin olarak okuyucuya "kocasını aldatan kadın" imajı verilir. Oysa Meliha tek başına kocasını aldatmıyordu sonuçta. Necdet ise tüm çapkınlığına, hovardalığına rağmen; aşkını
Yakup Kadri, milli edebiyatın önemli temsilcilerindendir. Bu eseriyle dönemini yansıtmaktadır.
Yakup Kadri bu kitabında mekana bağlı olarak Osmanlıyı ve dönemi anlatır. Mekan üzerinde ağırlıklı gidildiği için kitabın adından da bir mekan adı vardır. "Kiralık Konak"
Konak, Osmanlı dönemine ait gösterişli evlerdir. Eskiden bu gösterişli evler 'konak' adıyla anılmaktadır.
Yakup Kadri bu kitabında üç kuşağın çatışmasını da gösterir. Bu üç kuşağı temsil eden kişiler:
Naim Efendi (dede)
Servet Bey (damat)
Seniha (torun)
Kitaptan kısaca bahsedecek olursak:
Naim Efendi torunlarına düşkün biridir. Torunları Seniha ve Cemil ve damadı Servet beyin batılılaşma, Avrupa özentisi ona garip gelir, fakat bunu pek umursamaz. Torunu Seniha'ya aşırı düşkündür, onun bir dediğini iki etmez. Seniha daha çok şımarık ve aklına eseni yapan bir karakterdir. Cemil, genç yaşta olmasına rağmen çok farklı alemlere akar. Servet bey pek Naim Efendiyi sevmeyen ve cahil gören bir kişidir.
Yan karakter olan Faik Bey ise züppe tipidir ve Naim Efendi onu hiç sevmez. Hakkı Celis adın da ki karakter ise tam tersidir; kendi halinde, edepli, şiirler yazar. Hakkı Celis Seniha'ya aşıktır, Seniha ise onu sevmez. Seniha ile Faik bey arasında aşk olur ama Seniha ve Faik beyin farklı istekleri olduğu için evlenmezler, ayrılırlar.
Seniha'nın Avrupa düşkünüdür ve Avrupaya gitmek ister. Ve olaylar böyle başlar.
Servet beyin konaktan ayrılmasıyla Naim Efendi yalnız kalır ve konakla birlikte adete çürür.
Konak, kitapta zamanla eskidiğini gösteren yazar bununla Osmanlıyı gösterir.
Seniha'nın batı özentisi ise batılılaşmayı gösteriyor.
Kitap adının 'Kiralık Konak' olmasının nedeni Naim Efendinin kız kardeşi onun yalnız kaldığını görünce, kendisinin yanına gelmesini ve konağı kiralamasını söyler. Naim efendi konak