「 Serhat Şahiner 」

"Eğitmek, hataların önünü kesmek demektir. Ama bunun için, hataların ön ayak olduğu kusurlu gelişimin bir insan için nasıl trajediye dönüşebileceğini gösteren ilişki ve durumları tanımak gerekir."
Sayfa 275 - Say Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Eğitim
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"... bizi doğru yoldan saptıran, nesnel deneyimlerimiz değil, nesneler konusundaki kişisel görüşümüz, olayları teraziye vuruş ve değerlendiriş tarzımızdır. Bu bakımdan içine düşülen yanılgı ve yanılgı olasılıkları sayılamayacak kadar çoktur, başı sonu görülemeyen bir zincir gibi uzayıp gider."
Sayfa 275 - Say Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Felsefe
"İhmalci davranışlar kimi zaman haklı bir nedenden kaynaklanır gibi görünse de, daha yakından bakıldığında başkalarına karşı çok büyük bir düşmanlıkla dolup taştıkları anlaşılır. Çok hızlı gidip de, yolda birini ezen bir sürücünün, bir randevuya yetişmesi gerektiğini söyleyerek kendisini savunmak istemesi buna bir örnektir. Böylesi davranışların bize gösterdiği tek şey, kendi kişisel küçük çıkarlarını başkalarının acı ve sevinçlerinin çok üstünde tutan, dolayısıyla davranışlarında başkaları için doğacak tehlikeleri bir türlü göremeyen insanların varlığıdır. Kendi çıkarlarıyla toplum esenliği arasındaki karşıtlığın büyüklüğüne bakılarak, ilgili kimselerdeki düşmanlık duygusunun boyutları konusunda bir fikre varabiliriz."
Sayfa 259 - Say Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
"Sözde hak edilmemiş bir yazgıdan ötürü saygısız kişilerin yakınmalarının nedeni, çokluk saygısızlıklarına o zamana kadar katlanmış kimselerin bir süre sonra iyi niyetli çabalarına son verip onlara sırt çevirmeleridir."
Sayfa 259 - Say Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Hayata Dair
"Düşmanlık duygularının çok iyi kamufle edilmesini sağlayan bir dışavurum şekli de, toplumsallık duygusunun tüm yükümlülüğünü bir kenara iterek ihmal sonucu bir insana ya da bir nesneye zarar veren eylemlerdir. Hukukta bu konuyla ilgili olarak günümüze kadar sürdürülen geniş çapta bir tartışma, henüz soruna açıklık getirmiş değildir. İhmale bir cinayet gibi bakılamayacağı, bir kimsenin bir çiçek saksısını en ufak bir sarsıntıda yoldan geçen birinin başına düşecek kadar pencere pervazının uç kısmına koymasıyla, saksıyı alıp doğrudan yolcunun başına atmasının bir sayılamayacağı kuşkusuzdur. Ancak, ihmalci insanların davranışlarının temelinde tıpkı bir cinayetteki gibi düşmanca bir duygunun saklı yatabileceğini, dolayısıyla ihmalkârlığın da bir insanı anlamada bizim için bir ipucu oluşturabileceğini gözden uzak tutmamak gerekiyor. Suçta kasıt unsurunun bulunmayışını hukukçular hafifletici neden görür. Ne var ki, kasıtlı olmayan düşmanca bir davranışın kasıtlı haince bir davranışı aratmayacak bir kin ve nefreti içerebileceğine de kuşku yoktur. Her iki durumda da yeterli ölçüde toplumsallık duygusuyla donatılmamış iki insan söz konusudur. Çocukların oyunlarını izlersek, bazen oyuna katılan çocuklardan birinin ötekileri pek umursamadığını her zaman gözlemleyebilir, haklı olarak bu çocuğun gereği gibi insan dostu sayılamayacağı sonucunu çıkarabiliriz. Ne var ki, kesin bir yargıya varmadan, bu yargıyı pekiştirip doğrulayacak daha başka durumların da ortaya çıkmasını beklemek her zaman için şarttır. Diyelim bir çocuk var ve ne zaman bir oyuna katılsa tatsız bir olaya yol açıyor; işte o zaman böyle bir çocuğun başkalarına yakınlık duymadığını, insan soydaşlarının tasa ve sevincini göz önünde tutan biri sayılamayacağını kesinlikle söyleyebiliriz."
Sayfa 257 - Say Yayınları E-Kitap·Kitabı okudu
Psikoloji