~KENDİMCE~
Lidyalılar'dan beri mi böyle yoksa 19. yüzyılda sanayi ticaretinin artmasından dolayı mı oluştu? Ne mi? "Paran kadar değerlisin" anlayışı ve kültürü...
Her insan özel olarak zaten değerli, hadi yine de bir fark olacaksa iyi, çalışkan, zekî, akıllı olarak ayırırsak her biri daha değerli. Bunlar insanlara yetmemiş ki en değerli olarak parası çok olanları görmüşüz. Herhalde bu yüzdendir ki dünyada sayısı 3.000 kadar olan milyarderler dünya nüfusunun %60'ının varlığı kadar servete sahip. Bu servet sahipleri bunca insandan daha özel bir statüde ve daha değerli kabul ediliyor. Kimisi ailesinden zengin, kimisi hırsızlık, dolandırıcılık, kaçakçılık gibi suçlarla zenginleşmiş, kimisi piyango zengini... Sıfırdan başlayıp sadece çok çalışarak, doğru işler yaparak milyarder olmuş kişi ya da kişiler var mıdır? Yeteneksiz, beceriksiz, liyakatsiz, ahlâksız, zalim, cani olsalar bile yine de çok paraya, çok varlığa sahipler ve böylece herkesten daha değerliler.
Toplumsal olaylar olur onlar korunur, doğal afetler ve kazalar olur onlar kurtulur, savaşlar olur onlar gözden kaybolur. Olan hep parasıza, fakire, garibana olur. Hastalık da, sakatlık da, kolay ölüm de parasızı bulur. İstisnalardan dolayı kaide mi bozulur!
Üstün zekaya sahip olanlar, yetenek ve becerileri çok çeşitli ve üst düzey olanlar, bilgi ve yetkinlik sahibi olanlar genelde çok paraya sahip değildir ve parası çok olanlar kadar değer görmezler. Bilimi, teknolojiyi, felsefî ve edebî çalışmaları onlar geliştirir ama dünyayı sayısı az olan milyarderler yönetir ve dünyaya milyarderler yön verir.
Aslında bu anlayışın ve kültürün sebebi para değil, insanın yaşama ilişkin içgüdüsü ve güç arayışıdır. Binlerce yıl önce para yokken, avlanarak yaşanıyorken, en değerli olan kişi en güçlü ve en