「 Serhat Şahiner 」

"... Halkın gözlerini daha uzak sonuçlara çevirmek için yapılan üstün gayretler ortaya çıkana dek, halk başka bir yöne bakmayı istemedi ve hatta o zaman bile halkın harekete geçme isteği bir süre çok düşük seviyede seyretti. Halk, yeniliğe o kadar çok doymuştu ki dünyanın ikiye bölünmesine, elmanın ikiye bölünmesi kadar şaşırmayacak bir hâle gelmişti. "Her zaman yeni bir şeyler oluyor, acaba bir dahaki sefere ne yapacaklar merak ediyorum," diyorlardı. Fakat halkın dışından birkaç kişi, bir bakıma, daha ileriyi görebiliyordu ve görünen o ki gördükleri şey bazılarını ürkütüyordu."
Sayfa 93 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Hayata Dair
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
DOĞAL İŞLEYİŞ
~KENDİMCE~ Mücadele etmek her canlının yaşam doğasında var. Yemek için, eş için, sahip olunan bölge için yapılan mücadeleler sonucunda yaralanma ya da ölüm gerçekleşiyor çoğu zaman. Biz bu mücadeleleri doğal işleyiş, doğanın kanunu diyerek normal karşılıyoruz: Aslan sürüsünün zarif ve narin bir antilop yavrusunu boğazlayıp parçalamasını, erkek antilopların dişi antilop için boynuz tokuşturarak kavga edip sonunda birinin ölmesini, bir karınca yuvasına saldıran farklı koloninin karıncalarıyla kendi yuvalarını korumaya çalışan karıncaların savaşını... Yemek için, hayatta kalmak için, üremek için ve tüm bunların olduğu yaşanılan bölgeyi korumak için bizden başka tüm canlıların yaptığı eylemleri normal kabul ediyoruz. Kendi yaşam mücadelelerimiz de eskiden hayvanlarınkine benzermiş. Biz insanlar da av için, eş için, yaşadığımız bölge için savaş vermişiz. Ama zaman değiştikçe, aklımız geliştikçe bu mücadelelerimizin yöntemi değişmiş. Artık doğrudan gıda için değil, onu almayı sağlayacak para için; eş için hemen kavga etmeyi bırakıp, istediğimiz gibi bir eşe sahip olmak adına mal-mülk için, yaşadığımız şehir ve ülkeyi korumak ya da yeni şehir ve ülkeler fethetmek için de başka şehir ve ülkelerle mücadele etmişiz. Hâlâ tüm bunlar için doğrudan fiziksel olarak kavga etme, savaş yapma durumundayız bazı zamanlar. Ne kadar gelişsek de bu sona ermemiş. Çünkü içimizde hâlâ hayvanî hisler ve davranışlar bulunmakta. Bu savaşlarımız ise eskisinden daha şiddetli, kanlı, ve ölümlü. Çünkü silahlar edindik ve bunları çeşitlendirip geliştirdik. Daha etkili şiddet, daha kanlı saldırı, daha ölümcül savaş için bu çeşitlendirme ve geliştirme durumu durmaksızın devam ediyor. Bu bakımdan; temel davranışlar olarak aynı olduğumuz diğer canlılardan aklımızla ayrılarak onlardan daha
İnsana ve Hayata Dair
"Biz biliminsanları - eğer bu sıfatı taşımaya gerçekten cüret ediyorsak- elbette her zaman teorik bir sonuç için çalışırız - tamamen teorik bir sonuç için. Fakat tesadüfen, bazı güçleri - yeni güçleri - uygulamaya koyduk. Onları kontrol etmemeliyiz, hiç kimse edemez. Gerçekte, Redwood, bu şey artık çığırından çıktı."
Sayfa 61 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Bilim-Kurgu
NE/NEYİN KADAR DEĞERLİSİN?
~KENDİMCE~ Lidyalılar'dan beri mi böyle yoksa 19. yüzyılda sanayi ticaretinin artmasından dolayı mı oluştu? Ne mi? "Paran kadar değerlisin" anlayışı ve kültürü... Her insan özel olarak zaten değerli, hadi yine de bir fark olacaksa iyi, çalışkan, zekî, akıllı olarak ayırırsak her biri daha değerli. Bunlar insanlara yetmemiş ki en değerli olarak parası çok olanları görmüşüz. Herhalde bu yüzdendir ki dünyada sayısı 3.000 kadar olan milyarderler dünya nüfusunun %60'ının varlığı kadar servete sahip. Bu servet sahipleri bunca insandan daha özel bir statüde ve daha değerli kabul ediliyor. Kimisi ailesinden zengin, kimisi hırsızlık, dolandırıcılık, kaçakçılık gibi suçlarla zenginleşmiş, kimisi piyango zengini... Sıfırdan başlayıp sadece çok çalışarak, doğru işler yaparak milyarder olmuş kişi ya da kişiler var mıdır? Yeteneksiz, beceriksiz, liyakatsiz, ahlâksız, zalim, cani olsalar bile yine de çok paraya, çok varlığa sahipler ve böylece herkesten daha değerliler. Toplumsal olaylar olur onlar korunur, doğal afetler ve kazalar olur onlar kurtulur, savaşlar olur onlar gözden kaybolur. Olan hep parasıza, fakire, garibana olur. Hastalık da, sakatlık da, kolay ölüm de parasızı bulur. İstisnalardan dolayı kaide mi bozulur! Üstün zekaya sahip olanlar, yetenek ve becerileri çok çeşitli ve üst düzey olanlar, bilgi ve yetkinlik sahibi olanlar genelde çok paraya sahip değildir ve parası çok olanlar kadar değer görmezler. Bilimi, teknolojiyi, felsefî ve edebî çalışmaları onlar geliştirir ama dünyayı sayısı az olan milyarderler yönetir ve dünyaya milyarderler yön verir. Aslında bu anlayışın ve kültürün sebebi para değil, insanın yaşama ilişkin içgüdüsü ve güç arayışıdır. Binlerce yıl önce para yokken, avlanarak yaşanıyorken, en değerli olan kişi en güçlü ve en
Felsefe
"Aramızdaki duvarın yükselmesine sebep olan şey, sadece bir ifade kusurundan ibarettir."
Sayfa 15 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat