"Adını, dinini değiştirmiş, yeni bir mezhep kurmuştu. Sonradan İsmailiye diye adlandırılacak bu mezhebin İslâm dininin kurucusu Hazreti Muhammed'in öğütleri, kitabı Kur'an'la hiçbir ilgisi yoktu. Şeyh silahla, zorla değil, bilgisiz halk sürülerinin kafalarında bir örümcek gibi yuva kurarak, bir yılana sahip olur gibi insanları uyuşturarak kendine bağlama yolunu seçmişti. Kendi izinden yürüyenlere "Haşhaşın" deniliyordu."
Sayfa 21 - Bilge Kültür Sanat E-Kitap·Kitabı okudu
"Çin bizden kalabalıktır. Çinlinin dini cengi değil, miskinliği; yaylalarda avlanmayı değil, şehirlerde pineklemeyi aşılar. Çinli sizden her döl alışta yavruya kendi dilini, kendi dinini, kendi töresini aşılar. Bu yüzden süt bakracına düşen yağ damlası gibi gün geçtikçe yayılır, yel geçtikçe sararırlar... Bizim yolumuz gün batışıdır. Timuçin, Türkleri ardına al, gün batısına doğru git. Giderken de artık bir daha hiç ardına bakma!"
Sayfa 13 - Bilge Kültür Sanat E-Kitap·Kitabı okudu
"Sürekli korku altında yaşamamıza karşın çok gülen bir Ahali'ydik biz. Eğlenmeyi çok seviyorduk, kolay da eğleniyorduk doğrusu. Üstelik bir eğlenmeye başladık mı her şeyimizi veriyorduk eğlence uğruna. Yarım yamalak hiçbir yanımız yoktu. Gülünç bir şey oldu mu kasıklarımızı tuta tuta, iki kat olur, kahkahaları koyuverirdik. Gülünç bulduğumuz o kadar çok şey vardı ki üstelik. Ah, öyle bir gülerdik ki, hiç sormayın!"