...Ama bildiğiniz gibi iyileşecek yaranız.
Sokaklardan arabalar geçecek,
mevsimler dönüşecek,
yeni şarkılar söylenecek,
birileri ölecek,
birileri doğacak…
Ama en çok o zaman seveceksiniz kendinizi…
Hiçbirinin bir önemi olmadığını anladığınız anda…
Ne düşman sandıklarınızın
ne de aynı yanda olduğunuz savaşçıların
ne de sebeplerinizin yani…
O idrakin başlama noktasında bitecek telaşınız…
Siz de biliyorsunuz aslında…
Nedenleri, niçinleri, zayıfları, çürümüşleri…
Hepsini…
Hepsini…
(…)
Bilinmesin;
yalnızlık biraz da,
her şeyi bilmenin ta kendisidir.
seven insanın gözleri vakte pusu kurardı;
bir çiçek koparttım avucumdan
yaklaştım
yaklaştım
çiçek beni ona verdi buna kuşkusuz inandım
ve dedim ki, ve diyebildim ki ona:
-ben ölüyorum sevgilim sen bir el daha oyna!
Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul cinayetler
Ve ölü kuşlar satılıyor bütün çiçekçilerde
Menekşeler nergisler yerine kuş ölüleri
Bir su sesi bir fesleğen kokusu şimdi uzak
Yangınları anımsatıyor genç ölülere artık
Bulvar kahvelerinde arabesk bir duman
Sis ve intihar çöküyor bütün yüzlere
Bu kentin künyesi bellidir artık ve susuşun
İsyan olur milyon kere, hiç bilinmez...