Sınıfsal bir temsile dönüşmüştü kültür; edebiyatıysa eğitimli insanlar kendilerini sahte duygusal yolculuklara çıkardığı, sonra da okumaktan hoşlandıkları duygusal yolculukları yaşayan eğitimsiz insanlardan kendilerini üstün görmelerine izin verdiğı için fetiş haline getirmişti.
"Yerinde bir tabirle başkalaşım adı verilen, zihin yapısında meydana gelen değişimin ardındaki sırlardan bir tanesi de, bir başkası üzerimizde olmadık bir etki yaratmadığı ve bizi gözlerimizi açmaya zorlamadığı müddetçe yerin de göğün de çoğumuza herhangi bir şey açığa vurmadığıdır."
George Eliot, Daniel Deronda
"Kültürlüymüş! Kültürü, insanlara daha çok hükmetmek için kullanıyorlar. Güzellikmiş! İnsanları köle edici güzelliklere sevk ediyorlar. Okumuş cahiller ordusu yaratıyorlar... en kolay yol budur. Hiçbir şeyi şansa bırakmıyorlar. Zincirler! Yaptıkları her şey İnsanları zincire vurmaya, köleleştirmeye yönelik. Ama köleler mutlaka isyan eder."
Kötülük ilkesi ahlaki degildir; bir dengesizlik ve baş döndürme ilkesi, karmaşıklık ve acayiplik ilkesi, bir baştan çıkarma ilkesi, bir aykırılık, uyuşmazlık ve indirgenemezlik ilkesidir. Bir ölüm ilkesi değildir, tam tersine, yaşamsal bir kopma ilkesidir. Kötülük ilkesi bizi cennetten mahrum bıraktığından bu yana, kötülük bir bilme ilkesidir. Madem cennetten bilme suçuyla kovulduk, hiç olmazsa bundan tam yararlanalım. Lanetli payı geri almaya yönelik her tür girişim, kötülük ilkesini geri almak için her girişim olsa olsa sahte cennetler kurabilir, uzlaşmanın sahte cennetlerini; gerçek birer ölüm ilkesidir bunlar.