~Bu kitabı anlatmaya ahh nasıl başlasam neler yazsam. Bazı kitaplara böyle sıkı sıkıya sarılmak istersiniz ya, aynı cümlenin altını birkaç kez çizmekle kalmaz, defalarca okuyup kimi cümleyi kalpten öğrenir, ezberlersiniz, ben bu eseri sadece bu tabirle ifade edebilirim sanırım.
~ Güzel bir kurgu okumak başlı başına bir keyifken;biraz gerçeklik, biraz tarih, bolca felsefe ve psikolojiyle ustaca harmanlanmış bir kurgu okumanın keyfi bambaşka.
Özellikle kitapta yer alan hemen hemen tüm karakterlerin tarihe iz bırakmış insanlar olması kitabı değerli kılan başka bir özellik. Psikoloji çalışmalarıyla da bilinen ünlü fizyolog Josef Breuer ve Friedrich Nietzsche ile onun büyük aşkı
aynı zamanda ilk kadın psikanalist Lao Salome' in yollarının kesişmesiyle başlayan, psikolojinin babası Sigmund Freud
ve psikanaliz alanındaki ilk hasta olan Bertha Pappenheim'in de dahil olmasıyla devam eden dolu dolu bir roman.Psikanaliz' in temellerinin atıldığı 19. yüzyılda geçen
Öykü aynı zamanda okur için derinlemesine bir analiz ve araştırma kaynağı..
~ Her sey soğuk bir günde başlayan Dr. Breuer kahvesini yudumlarken gelen bir mektubu okumasıyla başlıyor.
Konusuna gelecek olursam Breuer ve Nietzsche . Tarihe ün salmış iki adam. Hem hasta hem de doktor rollerini üstlenen birbirlerini iyileştiren iki adamı konu alıyor.
Kendinizi bu konuşmalara kaptırabilirsiniz hatta ve hatta bu konuşmalar eşliğinde kendinizi bulmanıza yardımcı olacak
cevaplar bulacaksanız. Bir " Baca Temizleyicisi " olarak da
nitelendirebiliriz.
~Nietzsche'nin katılığına, insanlar arasında ki ördüğü duvarlara rağmen gururlu bir insanın o içinde ki çocuğun yardım çığlıklarını göreceksiniz. Onunla tanışabilmek
tutumunu kendini kaptırdığı role bürünmesi inanılmaz hayran bıraktı beni. Daha çok sey söylenirdi bu kitap için ama