Şeyda Keren

Şeyda Keren
@Seydakeren
Hazanın Eşiğinde
Sonbahar vurdu yine solgun yüzüme, Rüzgâr uğradı, adın sindi içime. Senden arta kalan ne varsa mevsimleşti, Hazan bile senden öğrendi sararmayı. Kapım çaldı sandım bir akşam vakti, Ümidim yetişti benden evvel eşiğe. Perde aralandı, gece eğildi üzerime, Karşımda yine senden mahrum bir çehre. Bendeki sen her dem taze bir bahar, Ne yıllar soldurabildi seni ne zaman. Güller kurudu, yollar eskidi, şehirler değişti, Adın ilk günkü ihtişamıyla kaldı dudaklarımda. Kalp yekpâre yaratılmış, sonradan anladım; Bir yerinden kırılınca tamamı sızlarmış. Gururu bir hükümdar gibi taşıdım omuzlarımda, Gece çökünce ilk tahtından o kalkarmış. Yarın uzaklaştı yürüdükçe adımlarım, Ufuk çekildi peşimden sessizce. Ben aynı düşe yaslandım yıllarca, Zaman saçlarıma kar bıraktı habersizce. Bir kere sarsılınca insanın itimadı, Aynalar bile tereddütle bakar yüzüne. Bir tebessümde keder arar gözleri, Bir hakikati bin şüpheyle tartar gönlüne.
Şiir
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Şeyda Keren

, bir kitap okudu
10/10
·224 syf.··
25 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:58
·
2026 3. kitabı
Ahmet Ümit
7.8/10 · 31,4bin okunma

Şeyda Keren

, bir kitabı okumaya başladı
Paulo Coelho
8.3/10 · 246,8bin okunma
Cinayetten Fazlası
10/10
·224 syf.··
2026 3. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:58
Evet arkadaşlar bir kitabın daha sonuna geldik yine şimdi inceleme yazma vakti geldi. Öncelikle kitabı okurken kendimi bir polisiye romanın içinde değil de insanların yarım kalmış hayatlarının arasında dolaşıyormuş gibi hissettim. Elbette ortada çözülmesi gereken olaylar ve cinayetler var ama kitap bittiğinde aklımda kalan şey bunlar olmadı. Daha çok karakterlerin taşıdığı yalnızlıklar, pişmanlıklar ve geçmişlerinden kurtulamamaları kaldı. Polisiye romanlarda genellikle merak duygusu ön planda olur. Bu kitapta ise merak kadar insan hikâyeleri de dikkat çekiyor. Ahmet Ümit'in en sevdiğim yönlerinden biri bu zaten. Karakterlerini sadece bir olayın parçası olarak bırakmıyor. Her birinin ayrı bir hikâyesi, ayrı bir yarası var. Bu yüzden bazı karakterlerle birkaç sayfa geçirmiş olsanız bile onları unutmuyorsunuz. Kitap boyunca beni düşündüren şeylerden biri de aşkın ele alınış biçimi oldu. Buradaki aşk, insanı mutlu eden masum bir duygu gibi değil. Daha çok geçmişten çıkıp gelen, insanın peşini bırakmayan bir hatıra gibi duruyor. Bazen bir özlem, bazen bir yara, bazen de insanın bütün hayatını etkileyen bir yük hâline geliyor. Kitabın adının neden Aşkımız Eski Bir Roman olduğunu okudukça daha iyi anladım. Romanın atmosferini de çok sevdim. Özellikle İstanbul'un sokakları ve arka planda duran şehir hissi hikâyeye ayrı bir derinlik katıyor. Şehir bazen olayların geçtiği bir mekân olmaktan çıkıp romanın karakterlerinden biri hâline geliyor. Kitaba dair tek eleştirim, bazı bölümlerde olayların çözümünün beklediğimden daha hızlı ilerlemesi oldu. Karakterlerin iç dünyasına gösterilen özenin bir kısmını final bölümünde de görmek isterdim. Ancak bu durum romanın genel etkisini azaltmıyor ve bu durum hikâyeden kopmama neden olmadı. Kitabı bitirdiğimde katilin kim olduğundan çok
İnceleme
Aşkımız Eski Bir RomanAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202331,4bin okunma
"Haklısın Alicim, Buna itiraz edemem. Sadece aşk derim. Ama bunu olumlu bir neden olarak da gösteremem. Aşk işte, Nevzat'ın söylediği gibi insanın hissedebileceği en yıkıcı duygu. Hepimiz bunu biliriz aslında, bilmesek de hissederiz. Gel gör ki bu duygudan da vazgeçemeyiz. Kapımızı çaldığında biraz tereddiüt etsek de çok fazla bekletmez, büyük bir heyecanla buyur ederiz içeriye. Bedelini de öderiz, tabii sonunda..."
Sayfa 207·Kitabı okudu
Alıntı