A.

A.
@Sezginnn
433 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İnsan Kalabilmek İçin İnsanlığı Yitirmek
Puan vermedi·109 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 22:10
**Japon edebiyatının kült eserlerinden bir olan bu kısa ama etkili kitabı henüz okuyabildim. En başta söylemem gerekli ki kitaptan Albert Camus'un Yabancı romanının tadını aldım. Yabancı'da Camus'nun karakteri iradesini kullanmayı reddederken, Japon yazarın bu romanında da toplumda kabul görmek için iradesini kenara koymuş bir adam çıkıyor karşımıza. Hayatını, toplumda yer edinebilmek, dışlanmamak ve fark edilmemek için devamlı komiklikler yaparak geçiren bir karakter etrafında dönen hikaye aslında normal olabilmenin bile ne kadar çaba gerektirebildiği anlatıyor. Roman boyunca bu palyaço maskesiyle hayatını idame ettirmeye çalışan bir adamın çektiği ruhsal sancılarını görüyoruz. Kitaba ismini de veren 'insanlığı yitirmek' deyimi, ana karakterin sürüklendiği alkol, uyuşturucu ve intihar teşebbüsü gibi kötü alışkanlıklarla hayatını felakete sürükleyişle anlam buluyor. Kitabı tek bir cümleyle özetleyecek olsaydım, bu cümle kesinlikle şu olurdu; İnsan kalabilmek için insanlığını yitiren bir adamın hikayesi.**
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · Sel Yayıncılık · 202060,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Anadolu Mirası
Puan vermedi·136 syf.··
2025 7. kitabı
Mitoloji bir çeşit gerçekliği anlama çabası mıdır yoksa sadece insanın hayal ürünü müdür? Ben bu soruya yanıtımı ilk seçenekte buluyor ve mitolojinin, insanın bir nevi anlam arayışının bir sonucu olduğunu düşünüyorum. Kıymetli yazarımızın bu kitabını benim için özel kılansa değindiği tüm mitolojik hikayelerin Anadolu topraklarında, yani hepimizin doğup büyüdüğü coğrafyada geçiyor olması. Troya Savaşı'ndan, Yanartaş Mağara'sına, kadın egemen Amazon uygarlığından İzmir şehir tarihine değin birçok konu ve coğrafya farklı farklı bölümlerde ele alınmış. Yıllardır söylenegelen tüm efsaneler ve mitler bir araya getirilerek Türk ve Anadolu mirasını yansıtan ve okurken Anadolu topraklarını karış karış gezdiren bu eser ortaya çıkmış.
Mitoloji
Anadolu EfsaneleriHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 2018980 okunma
Bozkırdaki Çekirdeğin Ham Cevheri
9/10
·456 syf.··
2021 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2021 14:44
Cumhuriyetimizin eğitim alanındaki en mühim ve orijinal fikirlerinden olan Köy Enstitüleri hakkında mükemmel bir roman. Bozkırdaki Çekirdek’te tüm devrimlerimizde karşılaşılan bağnaz mukavemet Köy Enstitüleri ışığında gözler önüne serilmiş. Bana göre işi güzelleştiren taraf ise bu eserin, gözlem yeteneğine ve tarihsel birikimine oldukça güvendiğim bir yazarımız olan Kemal Tahir tarafından kaleme alınmış olması. Cumhuriyetimizin getirisi olan her devrimimizin karşılaştığı bağnaz görüş, Köy Enstitüleri hususunda da Anadolu’da eğitimci kadrolarımıza büyük sıkıntılar yaşatmıştır. Kitapta da, üzerinden onlarca yıl geçmiş olmasına karşın kapatılmaları halen tartışmalara konu olan Köy Enstitülerini, kapatılma noktasına getiren siyasi ve toplumsal etkenler oldukça yalın bir dille ele alınmış. “Bizim toprağımız, esdüdü gâvurluğunu taşımaz.” diyen karakterler ile aydın eğitimci kadrolarımızın mücadelesini üzüntü ve çoğu zaman asabiyet içerisinde okumaktayız. Kitaba ismini de veren metafor bozkırdaki çekirdek tanımlaması da olay örgüsü içerisine mükemmel şekilde yedirilerek açıklanmış. Kitap bir nevi “Biz bozkırdaki çekirdeğin ham cevherini arıyoruz.” diyenlerle “Çekirdeği olsaydı bozkır kalır mıydı hiç bozkır?” diye soranların mücadelesini anlatıyor da diyebiliriz. 1943 Anadolu’sunda geçen hikâyede dikkatimi çeken husus, hiçbir ayrıntının yazar tarafından boş yere verilmemiş olmasıdır. Buna bir örnek verecek olursam; Enstitüye muhalif olan yerlilerden bir tanesi olan Rufai tarikatına mensup Kara Derviş’in sıklıkla elinde kılıç hatta şiş olduğunu okumaktayız. Bu tarikatı incelediğimizde de müritlerinin kılıç ve şiş darbeleriyle kendi kendilerini yaralamayı bir çeşit dini ritüel haline getirdiğini görebiliriz. Sadece bu ayrıntı bile Kemal Tahir’in gözlem gücünü ve
Bozkırdaki ÇekirdekKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20171,408 okunma
9/10
·208 syf.··
2021 19. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2021 16:07
Kitabı okumadan önce gözüme çarpan kitap tanıtımında “Yazılmış en iyi bilim kurgu romanı” cümlesini görünce, bilimkurgu türüne olan önyargım sebebiyle kitaba biraz mesafeli yaklaşmıştım. Ancak önyargılarımı kıran ve okuduktan sonra iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu kesinlikle! ‘Modern klasik’ diyebileceğimiz Fahrenheit 451’i incelemeye ismiyle başlayacak olursak; Fahrenheit 451, kitap kağıdının tutuşması için gerekli sıcaklık değeridir. Ki kitabın tüm hikayesi de bunun üzerinden şekillendiği için mükemmel bir isim tercihi diyebiliriz. Hikayeye gelecek olursak başkahramanımız bir itfaiyeci. Ancak yazarın yarattığı distopyada itfaiyeciler yangın söndürmekle değil yangın başlatmakla görevli birer memurlar. Kitapların yasaklandığı bir evrende, ihbar üzerine kitap tespit edilen evleri ve kitapları yakmakla görevli bir itfaiye eri olan başkahramanımız Montag, zamanla bu içinde bulunduğu işi ve düzeni sorgulamaya başlar ve olaylar gelişir... Köpeklerin yerini mekanik tazıların, arabaların yerini böceklerin aldığı Fahrenheit 451 evreninde tüm bu bilimkurgunun yanında çok samimi bir sistem eleştirisi buluyoruz. Kitapların, evrensel bilginin, insanlar arası samimi iletişimin ve tüm bunların toplamında hayatın ne kadar kıymetli olduğunu mükemmel bir kurgu içerisinde bize sunuyor kitabımız. “ Haydi gelin şimdi, önce bir ayna fabrikası kuracağız ve önümüzdeki yıl sadece ayna üretip onlara uzun uzun bakacağız.” Kitap sonundan bir alıntıyla incelemeyi bitirmek istedim. Bu arada, olacağına pek ithimal vermiyorum ama eğer kitabın ortalarına doğru sıkılan arkadaşlarımız olursa, kesinlikle sabretmeliler. Çünkü gerçekten çok doyurucu bir son bekliyor.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · İthaki Yayınları · 2022108,2bin okunma
Hem Klasik Hem Modern
9/10
·171 syf.··
2021 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 17:29
Hem bir yerli klasik hem de bir modern dönem eseri olarak kabul edilebilecek kitap, değerli yazarımızın ilk ve en ünlü yapıtı olma durumunda. Kitap birbirinden bağımsız 12 adet hikâyeden oluşuyor olsa da hikâyeler, konu ve tarz bakımından yakın şeyleri ihtiva ediyor. Öykülerin konularına değinmeden önce her öykünün başkahramanının kadın olduğuna dikkat çekmemiz gerek. Çünkü öykülerin konuları da kadınlar üzerinde şekilleniyor. Yoksulluk, yalnızlık ve çaresizlikle boğuşan kadınların hikâyelerini yazarın becerikli kalemiyle en dramatik şekilde seyrediyoruz. Her biri ruha işleyen öyküleri okurken istisnasız hepsinde kendinizi hikâyenin tam içinde buluyor ve yazarın yarattığı o buruk havayı en derinden hissediyoruz. Yalın dili sayesinde bir çırpıda bitirebileceğiniz kitap, sizi ayırdığınız vakit için asla pişman etmeyecek.
Parasız YatılıFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 20195,2bin okunma