"Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim" dedi: Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: "Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda..."
Benim gitmediğim yollarım kaldı
Cevr idi ki yüz döndürüp serime
Başıma gelmedik hallar mi kaldı
Taşkın sular gibi akıp çağlarım
Didarın görüben gönül eğlerim
Dünyaya geleli her dem ağlarım
Çeşmim karışmadık seller mi kaldı
Alları çıkarıp karalar geyip
Sen varıp eller sözüne uyup
Bir gün ben kendime kıyarım deyip
Urgan atmadığım dallar mı kaldı
Karac'oğlan eydür dost bizim iller
Biter menevşesi (benefşesi) dermeli güller
Dinledim hep bizi söyleşir eller
Benim düşmediğim diller mi kaldı
Karacaoğlan
"Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum."