Kalbimde o kadar diyecek şey varken susmak çok zor. Gözlerim sık sık dalıyor tavan köşelerine,tozlanmış sehpa bacaklarına. Dibindeyken sana dokunamamak,koklayamamak,ellerinden tutup gözlerinin içinde kaybolamamak. Beni eritiyor yavaş yavaş. Neden beni görmezden geliyorsun ? Bana neden yola atılmış bir sigara filtresi gibi yada otöbüste en arka koltukta unutulmuş bir eşya gibi davranıyorsun. Daha neler yapmam lazım beni görmen için ? Sana yazmış olduğum sen kokan satırlara bakmıyor musun ? En çok üzüldüğüm nokta ise hiç yaşanmamışlara ve yaşanmayacaklara. Eskiden sana olan umudum deniz gibiydi. Şimdi ise bir kum tanesi gibi. Umudum artık yavaş yavaş yüreğimden sökülüyor.
Mustafa Sami Erol
Her arı bilmez has bahçeyi.
Çok güzeldir yârimin çiçeği.
Farklıdır bu bahçenin güneşi.
Ey yar üşütüyor buranın ateşi.
Bülbül konmuş zûlfünün teline.
Rüzgar estikçe kokun dağılıyor.
Ne güzel esir alıyorsun gözlerinle.
Ey yâr dağlar,nehirler sele gidiyor.
Mustafa Sami Erol