•
Bu kitabı alalı epey olmuştu ama nedense bir türlü sıra gelmedi. Oysa elime aldıktan yaklaşık 1 saat sonra bitti kitap. İnanılmaz akıcı ve anlaşılır bir dil kullanmış yazar. Ayrıca kitapta bahsedilen Prof Dr Raçinski’ye hayran olmamak da elde değil! Gerçek bir hikaye olduğu için daha bir etkiledi beni.. Bitince oturup düşündüm kitap üzerine. Acaba en kenarda kalmış öğrencisinin bile gözünde nasıldır Prof Raçinski?.. Bizim ülkemizde de ismini bilmediğimiz o kadar çok eğitim kahramanımız var ki aslında. Geçmiş yıllarda özellikle, fedakarlıkla, özveriyle öğrencilerin hayatına dokunmuş birçok öğretmen... Hele ki o yıllarda yaşamın çok daha zor olduğunu düşünürsek, ne takdir edilesi işler yapmışlar. Köy enstitülerini hatırlattı bana Raçinski’nin mücadelesi. Denk gelirseniz, tereddütsüz alın, öğretmen olmasanız da beğeneceksiniz bence.
“Bu elmaslar, buraya üzerleri çamurla pislenmiş olarak geliyorlar. İçlerindeki cevheri ortaya çıkarmak için, üstlerindeki çamur tabakasını temizlemek gerekiyor. Bu çocukların her birinde başka bir cevher bulunuyor.”
“‘Babam nasıl biri?’ diye sormaya başladığımda, annem masal okur gibi mektuplarını çıkartır ve istediği yerden okurdu bana. ‘Babamın nasıl kaybolduğunu bir daha okusana anne’ dediğimi hatırlıyorum. En çok o bölümü seviyordum, Tekrar tekrar dinlemek istiyordum, hayalimdeki babamı bir kaybediyor bir buluyordum. Şimdi sorsan, desen ki, neyle büyüdün? Cevabım şu: babamın yok oluşlarıyla...”