“Toplu olarak insanları sevdikçe kişilere karşı sevgim o oranda azalıyor.Hayalimde, olanca tutkumla insanlığa hizmet etmeyi kurduğum çok olmuştur, gerekirse bu uğurda kendimi feda edebilirdim.Gelgelelim, kimseyle aynı odada iki gün bile geçiremem; bunu deneyimlerimden biliyorum.Bana yaklaşan kimse kişiliğimi eziyor, özgürlüğümü sınırlıyormuş gibi geliyor bana.Yirmi dört saat içinde en iyi insandan nefret edebilirim.Birinden,sofrada yemeği ağır yediği için, öbüründen, nezlesi var durmadan burnunu temizliyor diye...İnsanlarla ilişkiye girer girmez onlara düşman kesiliyorum.Ama kişilere nefretim arttıkça genel olarak insanlığa sevgim o oranda artıyordu.”
Hayat böyleydi işte! Ne kadar boş,ne kadar kısaydı...Sadece hayattakilerin canı acırdı.Öldükten sonra acı duyulmazdı.Ölmek ,uyumak demekti. Durmak,istirahat etmekti.