"İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur."
İnsana en çok acı veren şey, söyledikleriyle söylemek istedikleri arasındaki uçurumdur; bu uçurum, Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar’ta inşa ettiği modern bireyin bilinç, dil ve benlik arasındaki parçalanmışlığının temel göstergesidir.
"Ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım."
Modernist ve psikolojik gerçekçi bir anlatı. Bireyin dış dünyadan koparak içsel bir varoluşun sessiz çığlığı...
"...hiçbir yere ait değilsin, aitsiz kimliksin sen."
Modernist ve varoluşçu bir çizgi; aidiyeti reddederek kimliği boşlukta kurar Erbil. “Ait olmak”, çoğu zaman itaat etmek demektir. Bu yüzden “ait olmamak”, bilinçli bir reddiyedir(!)
"Gelecekteki hayatı, geçmişteki hayatının kötü bir taklidiydi!"
Bu cümle, realizm ve natüralizmin kesişiminde; geleceğin umut değil, geçmişin yankısı olduğunu söyler. Kitabın genelinde modern hayat-birey çatışması hissedilir. Toplumsal realizm, post-modern metinde gayet güzel işlenmiş.