Güneş üzgün üzgün yükseldi; iyi yetenekleri ve iyi duyguları olan, ama onları yönlendirmekten aciz, kendi mutluluğunu sağlayamayan, hatta kendine dahi yardım edemeyen, üzerindeki afetin farkında olan ve onun kendisini yiyip bitirmesine göz yuman bir adamın manzarasından daha acı bir görüntünün üzerine doğamazdı.
Çok kere bir şairin, bir çiftliğin en değerli parçasının keyfini çıkardıktan sonra, oradan ayrıldığını görmüşümdür. Aksi ve huysuz çiftçi ise şairin birkaç yabani elma alarak çekip gittiğini sanır. Şairin çiftliğini şiire resmettiğini, görünmez çitlerin en güzeli ile süsleyerek sahiplendiğini, sağdığını, kaymağını aldığını ve yağsız sütü ona bıraktığını çiftlik sahibi acaba neden yıllardır anlamaz ?
Kendimi yeniden eritiyor, kendi içimde kayboluyor, kendimi dünya işleriyle henüz kirlenmediğim, her gizeme, her geleceğe açık olduğum o uzak gecelerde unutuyorum.