1979 Eskişehir doğumluyum. İlk/orta ve liseyi Eskişehir 'de okudum. Üniversite eğitimim Bursa Uludağ Üniversitesi .
Öğrencilerimin öykülerini ve şiirlerini derledigim bir kitabım var.
İnci, John Steinbeck’in en güzel uzun öykülerinden biri. Tek düze ve sade bir anlatımla, insanların açgözlülüklerini, dolandırıcılıklarını ve maddiyata verdiklerin önemin, insanlığın bile üzerinde olduğunu bize gösteren, eşsiz eserlerden biri. Fareler ve İnsanlar adlı eserini okuduysanız John Steinbeck’in zaten ne demek istediğimi çoktan anlamışsınızdır yazarın anlatmı ile ilgili. Hatta bu yazıyı okumadan önce İnci’yi çoktan okumuş bile olabilirsiniz.
İnci’nin konusu aslında çok sade bir konu. Kino adlı denizci, Salinas’ta, saz evinde yaşayan fakir bir ailenin erkeğidir. Yeni evlidir ve ilk çocukları hastalıktan dolayı yaşamını yitirir. Bu yüzden ikinci çocuklarına gözleri gibi bakarlar. Fakat bir sabah bebeği akrep sokar. Kino hemen doktora koşar fakat doktor fakir insanlarla uğraşmak istemez. Onları başından savar. Bu acımasız dktor sadece para için bir şeyler yapan berbat bir insandır. Aslında günümüzde ki bir çok doktorun yaptığını yapmaktadır. İnsan hayatını, kağıtların üzerinde yazan rakamlara göre değerlendiren, sözde yeminli, aşağılık yaratıklardan biridir.
Sonrasında Kino eve döner ve çaresizlikle beklemeye başlar. İşine de devam etmelidir. Denizde avlandığı sırada çok büyük bir inci bulur. Bu inci o kadar büyüktür ki Kino’nun nutku tutulur, gözlerine inanamaz. Kıyıya vardıklarında inciyi gören herkes birbirine incinin ne kadar büyük olduğunu ne kadar değerli olduğunu söyler. Hemen hesaplar yapılmaya başlanır. İnci alıcılarına kadar giden bilgi sayesinde, inci alıcıları tembihleşirler ve değerinden daha az almak için, inciye değersizmiş gibi yaparlar. Zaten inci alıcılarının hepsi aynı alıcıya bağlıdır. Hepsi göstermelik olarak fiyat vereceklerdir. Fakat planları istedikleri gibi yürümez. Doktor bile inciden pay almka için koşa koşa gelir Kino’ların fakir
Çocuğun ardında, pis pis kokan bir koridor vardı, patlamış küçük iskemlesi de altında biraz çökerdi. Ama gözleri yukarıda, dudakları değe değe geceyi içerdi. Bazı bazı bir tramvay geçerdi, kocaman, hızlı. Sonra bir sarhoş şarkı söylerdi, gene de bulandıramazdı sessizliği.
Her gün saat 20.20 de okuduğun kitabın fotoğrafını #türkiyeokuyor hashtagiyle @bkmkitap.com'u etiketleyerek Instagram hikayende paylaş, her gün 250-150-100TL hediye çeki kazananlardan biri sen ol! ⠀
⠀
Yapman gerekenler 😍⠀
-O gün saat 20.20'de paylaşılan Instagram gönderimize 3 arkadaşını etiketleyerek yorum yap⠀
-Okuduğun kitabın fotoğrafını #türkiyeokuyor hashtagiyle @bkmkitapcom 'u etiketleyerek Instagram hikayende paylaş⠀
⠀
Her gün paylaşım yap, her gün çekiliş hakkı kazan! 😉⠀
⠀
Detaylı bilgi için: bit.ly/TR-okuyor