Beklediğim gelecekteydi. Geleceğin çağrısı, bana vaat ettikleri ile doluydum. Belki buydu yıkım, bir geleceğin olmadığını, şimdiye kadar yaşadığımdan farklı bir şeyin beni beklemediğini ta içimde duymamdı.
Tanrı, kâinatı ve değerler düzenini yönettiği, iyiyi kötüden ayırdığı ve her şeye bir anlam verdiği yeri yavaş yavaş terk ederken Don Quijote evinden çıktı ve artık dünya tanınmayacak hale geldi. Dünya, ilâhi yargıcın yokluğunda birden kuşku verici bir bulanıklığın içinde kaldı; tek ilahi gerçek, insanların paylaştığı yüzlerce görece değer halinde parçalandı. Böylece Modern Çağ'ın dünyası, onunla birlikte de yansıması ve modeli olan roman doğdu.