Bundan yıllar önceydi...
Konya’da iki arkadaş, bir yazarın “Türkiye'de akıl iptal edilmiştir” tezini masaya yatırmış tartışıyorlardı. Durum gerçekten öyle miydi?
Arkadaşlardan biri "Denemesi bedava, kendimiz bir araştırma yapalım ve çıkacak sonucu birlikte görelim” dedi.
Konya'nın bir ilçesinde "kalburüstü" denilebilecek, üniversite eğitimi almış, entelektüel sayılan 20 isim belirlendi. Bunların telefonları bulundu. Ardından güzel konuşan ve ikna kabiliyeti olan bir şahıs, evleri tek tek aramaya başladı.
“Efendim ben sizi Telekom Anabakım Merkezi'nden arıyorum. Bugün bütün ilçede genel bir bakım çalışması yapacağız. Bütün telefon hatlarına yağ basacağız. Zarar görmemeniz için sizi önceden uyarıyorum”dedi. "Ne yapacağız" diye soranlara da "Kendi imkânlarınızla evinizde tedbir alacaksınız. Bu uygulama sırasında telefonunuzdan sızabilecek yağ evinize zarar verebilir. Telefonunuzu bir şekilde koruma altına alın.” cevabını verdi.
İlginçtir, sadece bir tek kişi "işletildiğini" anladı. "Saçmalamayın, öyle şey mi olur?" diyerek tepki gösterdi. Diğer 19 kişi ise "uyarının" gereğini yerine getirdi... Kimi zarar görmesin düşüncesi ile salondaki halıyı kaldırdı. Kimisi evdeki telefonu bir tencerenin içine yerleştirdi. Kimi de poşetlerle sarıp sarmaladı. Telefondan sızabilecek yağın yoğun olacağını düşünenler leğenle tedbir aldı. Evinde faksı olan bir vatandaş da "Faks, telefondan daha fazla yağ akıtabilir" diye düşünüp, yandaki pastaneden boş bir baklava tepsisi istedi. Faksı bu tepsinin içine koyup evini korumaya aldı. Yetmedi, bunların hepsi akşam saatlerinde "Sıkıntı yaşadınız mı?" diye kendilerini arayan aynı kişiye "Hayır, biz zaten uyarınız üzerine gerekli tedbiri almıştık. Ancak telefonlarımızdan herhangi bir yağ sızıntısı olmadı.” cevabını verdi.
Bu durumu yaşayan