Sen bilemezsin, paslı bir hançerdir yalnızlık
Gelir, en can alacak yerimden vurur
Sen bilmezsin, gecenin en uzak bir saatinde
Bir böcek nasıl girer beynime, kımıldar durur
Sen bilemezsin, çaresizlik nasıl boğar insanı
Yaşamak bir yerde nasıl çekilmez olur
Tutunacak bir dal aramaktan, koşmaktan, özlemekten
El yorulur, ayak yorulur, yürek yorulur
Sen bilemezsin bu türlüsünü ölümün
Bilemezsin, bir tek kibritin cılız aleviyle
Benzine bulanmış bir insan nasıl tutuşur
Bu belki sevmektir bir yerde, belki unutamamak
Bu, kişinin kendi içinde eriyip, yok olmasıdır
Bilmesen de; anlamaya çalış biraz, ne olur
Beni körkütük inanışlarım kahretti
Gözü kapalı teslim oluşlarım aşka
Bu yüzden içimde bütün oyunlar bitti
Ben böyle olacak adam değilim yoksa
İnanmak gerekli yaşamak için oysa
İnanmak... Sırılsıklam, alabildiğine
Bizi hayata bağlayan tek ümit buysa
Yine yıkılmak, aldanmak, kahrolmak yine
Ve sefil bir sona yaklaşmak günden güne
Daha ezilmiş ve parçalanmış olarak
İnançsız bir yaşamanın varmak üstüne
Bir kuyuya bakar gibi eğil de bir bak
İçimde bütün besteler, şiirler bitti
Sana körkütük inanmak beni kahretti
Şu hayatta bizim için en büyük işkence -belirsizlik- dediğimiz süreçtir. İnanın en kötü senaryo bile uzun süreli belirsizliğin yarattığı hasar kadar beynimize zarar verici değildir.