Slayer

Gereken tüm dersleri harika notlarla tamamlamış olsa da Harvard yönetimi bir kadına doktora ünvanı vermeyi reddetmiştir. Baskıya rağmen Mary Whiton Calkins ABD'nin ilk psikoloji laboratuvarlarından birini kurmuş ve hafıza konusunda önemli teknikler keşfetmiştir.
Sayfa 8 - Nobel Yayınları
Eğitim
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ruh, hayat verdiği bedende değil, sevdiği şey vasıtasıyla yaşar. Zira ruh, yaşama bedende sahip değildir, daha ziyade yaşa­mı bedene verir ve sevdiği şeyin içinde yaşar. (Aziz John St. John of the Cross)
Sayfa 132 - İthaki Yayınları
Felsefe
Haldun Taner Hikayelerinde işlediği temalar, genellikle, eğitim ve öğretim eksikliğin­den kaynaklanan düzensizlikler, büyük şehrin yaşayışına uymaya çalışan sonradan görme türedi insanlar, bilgisiz, kaba kimseler, züppeler, kişilerin yaratılıştan gelme ruhsal bozuklukları vb. Bunları bıyık altından gülen bir mizah (humor), kimi zaman da yergi havası içinde verir. Batılılaşmanın yan­lış anlaşılmasının ürünü olan züppe tipinin Ahmet Mithat (Felatun Beyle Ra­kım Efendi), Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası), Hüseyin Rahmi (Şıpsevdi) vb. ile sürüp gelen yergisinin son örneğini Haldun Taner yazmış­tır. "Made in USA" Yazar, belli bir vakaya dayanan, alışılmış hikaye tekniğini sürdürmüştür. Gerek kurgu gerek humor'u ön plana alması bakımından, Refik Halit ge­leneğine bağlı olduğu söylenebilir. (Nitekim, Tuş hikayesi, Refik Halit'in Sa­rı Bal adlı hikayesinden esinlenmiş görünmektedir). Mahalle kadınlarını ele aldığı hikayelerde Hüseyin Rahmi havası sezilmektedir. (bk.. İki Komşu). Yal­nız birkaç hikayede (Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu, Ayışığında "Çalışkur") yeni biçimler denemiştir.
Sayfa 990 - Kapı Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat
Mizah türü Türkiye'de, uzun süre edebiyattan sayılmamıştır. Seçkin sınıfın yaşayışını anlatmayan, ya da o sınıfı ye­ren yazılar hep edebiyat dışı sayılırdı. Nitekim halkın yaşayışını ve dilini yansıtan Hüseyin Rahmi'nin eserleri de, bir zamanlar, seçkin edebiyatçılar çevresinde "hariç ez-edebiyat" (edebiyat dışı) sayılmıştı da; buna, seçkin ede­biyatçıların gözdesi Abdülhak Hamit bile katlanamamış, Hüseyin Rahmi'ye gönderdi manzum bir mektupta: Sen iken Türk'lerin Emile Zola'sı Ne demek kale almamak üdeba (Edebiyatçıların sözünü etmemesi, değer vermemesi) demişti. İşte bu tutumun sürüp gidişi olarak günümüzde de, kimi edebiyat ta­rihi ve antolojilerde, özellikle okul edebiyat ve Türkçe kitaplarında, Aziz Ne­sin'e yer verilmemiştir. Ne var ki, edebiyat tarihlerine karşın, Nasrettin Ho­ca, halkı arasında yedi yüzyıl nasıl yaşayıp bugüne ulaşmışsa Türkiye' de ki­tapları çok satılan Aziz Nesin de halk arasında öyle yaşamaktadır.
Sayfa 952 - Kapı Yayınları·Kitabı okuyor
Edebiyat