Ruh, hayat verdiği bedende değil, sevdiği şey vasıtasıyla yaşar. Zira ruh, yaşama bedende sahip değildir, daha ziyade yaşamı bedene verir ve sevdiği şeyin içinde yaşar.
(Aziz John St. John of the Cross)
Haldun Taner
Hikayelerinde işlediği temalar, genellikle, eğitim ve öğretim eksikliğinden kaynaklanan düzensizlikler, büyük şehrin yaşayışına uymaya çalışan sonradan görme türedi insanlar, bilgisiz, kaba kimseler, züppeler, kişilerin yaratılıştan gelme ruhsal bozuklukları vb. Bunları bıyık altından gülen bir mizah (humor), kimi zaman da yergi havası içinde verir. Batılılaşmanın yanlış anlaşılmasının ürünü olan züppe tipinin
Ahmet Mithat (Felatun Beyle Rakım Efendi),
Recaizade Mahmut Ekrem (Araba Sevdası),
Hüseyin Rahmi (Şıpsevdi) vb.
ile sürüp gelen yergisinin son örneğini Haldun Taner yazmıştır. "Made in USA"
Yazar, belli bir vakaya dayanan, alışılmış hikaye tekniğini sürdürmüştür. Gerek kurgu gerek humor'u ön plana alması bakımından, Refik Halit geleneğine bağlı olduğu söylenebilir.
(Nitekim, Tuş hikayesi, Refik Halit'in Sarı Bal adlı hikayesinden esinlenmiş görünmektedir). Mahalle kadınlarını ele aldığı hikayelerde Hüseyin Rahmi havası sezilmektedir. (bk.. İki Komşu). Yalnız birkaç hikayede (Şişhane'ye Yağmur Yağıyordu, Ayışığında "Çalışkur") yeni biçimler denemiştir.
Mizah türü Türkiye'de, uzun süre edebiyattan sayılmamıştır. Seçkin sınıfın yaşayışını anlatmayan, ya da o sınıfı yeren yazılar hep edebiyat dışı sayılırdı.
Nitekim halkın yaşayışını ve dilini yansıtan Hüseyin Rahmi'nin eserleri de, bir zamanlar, seçkin edebiyatçılar çevresinde "hariç ez-edebiyat" (edebiyat dışı) sayılmıştı da; buna, seçkin edebiyatçıların gözdesi Abdülhak Hamit bile katlanamamış, Hüseyin Rahmi'ye gönderdi manzum bir mektupta:
Sen iken Türk'lerin Emile Zola'sı
Ne demek kale almamak üdeba
(Edebiyatçıların sözünü etmemesi, değer vermemesi) demişti.
İşte bu tutumun sürüp gidişi olarak günümüzde de, kimi edebiyat tarihi ve antolojilerde, özellikle okul edebiyat ve Türkçe kitaplarında, Aziz Nesin'e yer verilmemiştir.
Ne var ki, edebiyat tarihlerine karşın, Nasrettin Hoca, halkı arasında yedi yüzyıl nasıl yaşayıp bugüne ulaşmışsa Türkiye' de kitapları çok satılan Aziz Nesin de halk arasında öyle yaşamaktadır.
Dünyadaki büyük mizah ve yergiciler zorba iktidarı silah zoruyla devirme olanakları bulunmadığı için, onları silah yerine mizahla içinden çürütüp yıkma yoluna başvuşlardır. Aziz Nesin'in yaptığı da budur.
Solculuk suçlamasıyla 12 yıl hapiste yatan bir yazarın, (Kemal Tahir) köyü anlatan kitaplarında, devamlı samanlık çiftleşme olaylarından çok başka sorunlara ağırlık vermesi gerekirdi.