İnsan hiçbir zaman mutlu değildir ve tüm hayatını onu mutlu edeceğine inandığı şeyin peşinde geçirir. Amacına nadiren ulaşır, ulaşsa da zaten hayal kırıklığına uğrar. Sonundaysa enkaz halindeki bir gemi gibi, direği de arması da darmadağın halde yanaşır limana. Artık mutlu da olsa mutsuz da olsa birdir çünkü hayatı zaten her daim buharlaşan bir andan ibaret olmuş ve şimdi de bitmiştir.
İlk bakışta sessiz ama içine girdikçe insanın içini usul usul sarsan bir kitap. Okurken sürekli şunu hissettim. Bu hikayeler bağırmıyor, ama uzun süre susmama izin de vermiyor.
Tarık Tufan’ın dili zaten tanıyanların aşina olduğu o kırılgan, biraz hüzünlü ama bir o kadar da sahici tınıyı taşıyor. Bu kitapta ise sanki o ses daha da içe dönmüş. Karakterler büyük olaylar yaşamıyor belki ama içlerinde kopan fırtınalar öyle tanıdık ki… Bir cümlede kendini yakalıyorsun, bir bakıyorsun yıllar önce hissettiğin bir şey yeniden canlanmış.
Kitabın adı çok şey söylüyor aslında...
Gece açan çiçekler. Karanlıkta büyüyen, görünmeyen ama varlığını derinden hissettiren duygular… Hikayelerde de tam olarak bu var. Yalnızlık, pişmanlık, kırgınlık… ama hepsi çok gösterişsiz, çok “gerçek” bir yerden anlatılıyor. Sanki biri sana oturmuş, başından geçenleri fısıldıyor gibi.
En çok hoşuma giden şeylerden biri şu oldu..
Bu kitap hızlı okunup bitirilecek türden değil. Hatta bence sindire sindire okunmalı. Çünkü bazı cümleler var ki durup tekrar okumak istiyorsun. Hatta bazen sadece bir paragraf, bütün gün aklında dolaşıyor.
Ama şunu da söylemek gerek. Eğer hareketli, olay örgüsü yoğun bir kitap arıyorsan bu sana ağır gelebilir. Çünkü burada mesele “ne olacak” değil, “ne hissediliyor”. Tarık Tufan tam da bu duygunun peşinden gidiyor.
Kitabı kapattığımda içimde garip bir his kaldı. Ne tam bir hüzün ne de tam bir huzur… Daha çok, bir şeyleri anlamaya biraz daha yaklaşmış gibi. Ve sanırım bu kitabın en güçlü yanı da bu: Okuruna cevap vermiyor, ama doğru soruları hissettiriyor.
Kısacası, Gece Açan Çiçekler sessiz ama etkisi uzun süren bir kitap. Gürültülü dünyadan biraz uzaklaşıp kendi içine bakmak isteyenler için… tam zamanında açan bir çiçek gibi.