Bizim orada dışarıda hep toprağa basılır. Böylece insan hep bilir nerede olduğunu. Ve neye sahip olduğunu da. Ama sizin buralar dümdüz. İnsan birazcık yürüdüğünde yoruluyor. O zaman da kayıp düşeceği yerleri göremiyor artık. Aniden tepetaklak oluyor.
İnsan öleceğini fark etmiyorsa, varoluşunu da yaşayamaz, diye düşündü. Ve bir yandan yaşamın ne kadar harika olduğunu düşünmeden de ölmek zorunda olduğumuzu düşünmek imkansız.