Samet Sevim

Samet Sevim
Oldukça cahilimdir ama epey okurum.
Üniversite
İstanbul
28 Aralık
37 okur puanı
Ağustos 2018 tarihinde katıldı
Sessizliğe Hapsedilen Kadın
Puan vermedi·72 syf.··
2025 2. kitabı
Öykü, doğum sonrası depresyon geçiren isimsiz bir kadın karakterin gözünden anlatılır. Kadın, doktor olan eşi tarafından “dinlenme tedavisi” için kırsaldaki bir eve götürülür ve burada fiziksel ve zihinsel olarak kısıtlanır. Her türlü zihinsel faaliyet (yazmak bile) ona yasaklanmıştır. Kadının zamanla takıntı hâline getirdiği sarı duvar kâğıdı, zihinsel çöküşünün simgesi haline gelir. Duvar kâğıdının desenlerinde bir kadın figürü gördüğünü iddia etmeye başlar ve sonunda kendisini o kâğıdın içine hapsolmuş gibi hisseder. feminist edebiyatın öncülerinden biri olarak kabul edilen, psikolojik derinliği ve eleştirel mesajlarıyla öne çıkan çarpıcı bir kısa hikâyedir. Otobiyografik ögeler taşıyan bu eser, kadınların 19. yüzyıldaki bastırılmışlığına, ruh sağlığına dair yanlış yaklaşımlara ve ataerkil tıbbın etkilerine sert bir eleştiri yapmaktadır.
Sarı Duvar KağıdıCharlotte Perkins Gilman · İthaki Yayınları · 20192,785 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir Hükümdara Yol Haritası
Puan vermedi·160 syf.··
2025 1. kitabı
Kitap, bir yöneticinin (prens) iktidarı nasıl kazanacağı, koruyacağı ve sürdüreceği üzerine gerçekçi ve zamanına göre oldukça “soğukkanlı” tavsiyeler içeriyor. Machiavelli, Floransa’daki siyasi görevinden uzaklaştırıldıktan sonra bu eseri 1513'de yazmış fakat eser Machiavelli öldükten 5 yıl sonra 1532'de basılmış. İçerisinde Osmanlı İmparatoru Sultanı ile Fransa Kralı'nın iki farklı yönetimindeki örneklerini sunar. (•Can Yayınları, ıv. bölüm sayfa 50-51) Osmanlı İmparatorluğu'nda ülkeyi bir kişi (Sultan) yönetir; ötekiler onun kullarıdır der. Fransa'da ise Kral'ın haricinde farklı soyluların olduğundan bahseder ve eğer Osmanlı'da Sultanı ele geçirdiğinde ve soyu ortadan kaldırdığında geride korkulacak kimsenin kalmayacağından halk nezdinde de başkalarının hiçbir itibarının olmadığından bahseder. Kitap kısaca; iktidarın nasıl kazanılacağı ve korunacağına dair ahlâktan çok başarıya odaklı bir rehber sunar. Bu yüzden kitap, hem siyaset biliminin temellerinden biri sayılır hem de “Makyavelizm” diye bir kavramın doğmasına yol açmıştır.
Siyaset ve Felsefe
PrensNiccolo Machiavelli · Can Yayınları · 201820,3bin okunma
Yabancılaşma ve Kendini Kaybetme
Puan vermedi
Kitabın başlıca teması, bireyin toplumdan kopuşu ve varoluşsal yabancılaşmasıdır. Ana karakter Oba Yozo, toplumun beklentileri ve kendi gerçekliği arasında sıkışıp kalmıştır. İnsan ilişkileri, maske takma zorunluluğu ve içsel çelişkiler onu giderek daha büyük bir yalnızlığa sürükler. Yozo, “insan olmak” kavramını sürekli sorgular, çünkü kendisini ne bu topluma ne de kendi duygularına ait hisseder. Oba’nın yaşamında kullandığı en büyük savunma mekanizması, insanları eğlendiren ve kendi kırılganlığını gizleyen bir maskedir. Özellikle çocukluk yıllarından itibaren bu maskeyle yaşamayı öğrenmiştir. Bu, toplumsal rollere dair keskin bir eleştiridir. İnsanların birbirlerine karşı dürüst olamaması, yalnızca karakterin değil, toplumsal düzenin de eleştirildiği bir durumdur. Ancak bu maskeler zamanla düşer ve Yozo’nun ruhsal çöküşünü hızlandırır. Oba'nın hayatı boyunca kaçış aradığı yerler genellikle bağımlılıkları olmuştur: Alkol, kadınlar ve nihayetinde hiçbir şey hissetmemek için sığındığı bir tür duygusal uyuşma. Bu, insanın kendisiyle yüzleşmek yerine dışsal kaçış yollarına yönelmesini anlatan evrensel bir temadır. Yōzō’nun yaşamı bir döngü hâline gelir: Kaçmak, düşmek ve tekrar kalkmaya çalışmak. Bu döngü, onun nihai yıkımını hazırlar. Dazai’nin kendi hayatı, romanın her satırına sinmiştir. Dazai’nin depresyonu, intihar girişimleri ve topluma karşı hissettiği uyumsuzluk, Yozo’nun hikâyesinde kendini güçlü bir şekilde hissettirir. Bu yüzden İnsanlığımı Yitirirken, yalnızca bir kurgu değil, aynı zamanda bir itiraf metni olarak da değerlendirilebilir. Kitap, Dazai’nin ruh hâlinin bir aynasıdır. Roman, üç parça hâlinde sunulan günlüklerden oluşur. Bu yapı, karakterin ruh hâline doğrudan erişim sağlar. Yozo’nun kendi hakkındaki acımasız dürüstlüğü, okuru rahatsız edici bir
Edebiyat
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,2bin okunma
“Yaşamla Ölüm Arasında: Bir Günün Hikâyesi”
Puan vermedi·104 syf.··
2024 1. kitabı
Orijinal adıyla (Morgon og kveld) kitabı, hayat ve ölüm temalarını işleyen kısa ama derin bir eserdir. Roman, insanın yaşam döngüsünü, varoluşu ve ölümden sonraki belirsizliği etkileyici bir dille ele alır. Kitap, iki ana bölümden oluşur: 1- Sabah: İlk bölümde, bir balıkçı olan Johannes’in doğumu anlatılır. Bu kısım, babası Olai’nin gözünden aktarılır. Doğum anındaki yaşam döngüsü, baba için hem sevinç hem de kaygı doludur. 2- Akşam: İkinci bölüm ise Johannes’in ölümüne odaklanır. Bu kısım, Johannes’in bakış açısından anlatılır ve ölüm anında yaşadığı geçiş sürecine yoğunlaşır. Johannes, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide gezinirken, kendi varoluşunu ve geçmişini sorgular. Jon Fosse’nin minimalist ve şiirsel dili, kitabın atmosferini derinleştirir ve okuyucuya yaşamın sıradan anlarının bile ne kadar anlamlı olduğunu düşündürür. Ölüm ve yaşamın iç içe geçmişliği, insanın hayatına ve varoluşuna dair felsefi bir bakış açısı sunar.
Edebiyat & Roman
Sabahtan AkşamaJon Fosse · Monokl Yayınları · 20161,148 okunma
Puan vermedi·912 syf.··
2023 3. kitabı
bazıları onu nazik bir öğretmen olarak tanıyordu ve ona sevgiyle “oppie” diye hitap ediyordu. bazıları onu büyük bir fizikçi, 1945'te atom bombasının “babası” olmuş bir adam, ulusal bir kahraman ve topluma yararlı bilim insanının sembolleşmis bir örneği olarak görüyordu. ve herkes sadece dokuz yıl sonra, başkan dwight eisenhower'ın yeni cumhuriyetçi yönetiminin onu nasıl güvenlik riski ilan ettiğini ve robert oppenheimer'ın amerika'nın antikomünist mücadelesinin başlıca kurbanı yaptığını derin bir acı ile hatırlıyordu.
Biyografi
Amerikalı PrometheusKai Bird · İthaki Yayınevi · 202352 okunma