Başkalarının ölümü, bir ananın sevgisi ne umurumdaydı benim? Başkasının Tanrısından bana neydi?
Başkalarının seçtiği, kabullendiği hayattan, yazgıdan bana neydi?
Başkalarının ölümü, bir ananın sevgisi ne umurumdaydı benim? Başkasının Tanrısından bana neydi?
Başkalarının seçtiği, kabullendiği hayattan, yazgıdan bana neydi?
Rövşen abdullaoğlu'nun "zor olsa da hayat devam ediyor" isimli kitabını aslında çok merak ederek ve bir an önce okumak için sabırsızlanarak alıp okumaya başlamıştım çünkü yazarın bir diğer kitabı olan "Bu Şehirde Kimse Yok Mu ?" isimli kitabını, yazı dilini, kitabın akıcılığını çok beğenmiştim. Hatta cevremdekilere de tavsiye edip herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu özellikle çocuğu olan ailelerin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünmüş ve kendimce de öyle yorumlamıştım. O yüzden bu kitabına da büyük bir merakla ve yükselerek başladım ama açıkçası bu kitap da o bir önceki kitap da olan tadı bulamadım ne yazık ki.. Benim beklentimi karşılamadı. Sürekli böyle bir şey hani hadislerin ya da ayetlerin ya da başka bir sözün açıklaması yapılarak ilerlenmiş ve çok fazla tekrara düşülmüş olan bir kitap. Bir olay çok fazla detaya girilerek açıklanmış sanki böyle sayfa sayısı daha da artsın diye bilerek yapılmış gibi yani bir "tesadüf" olayını bile sayfalarca anlatmış yazar ki en fazla 1.5 ya da 2. sayfada bitmesi gereken bir konu 4 sayfada anlatılmış bence o kadar uzatılması açıkcası beni okurken çok sıktı ve yordu. Çok fazla kitap yarım bırakmayı sevmediğim için sürekli ne zaman bitecek kaç sayfa kaldı kafasına girdim ki çok sıkıldım çünkü . Kitabın bir akıcılığı yok sanki psikoloji öğrencisiyim ve ders çalışıyormuşum gibi hissettim. Dediğim gibi yazarın diğer kitabını okuduğum için çok büyük bir umutla, beklentiyle başlamıştım ama ne yazık ki beklediğim motivasyonu bulamadım benim için tamamen bir hayal kırıklığı oldu.
Rövşen abdullaoğlu'nun "zor olsa da hayat devam ediyor" isimli kitabını aslında çok merak ederek ve bir an önce okumak için sabırsızlanarak alıp okumaya başlamıştım çünkü yazarın bir diğer kitabı olan "Bu Şehirde Kimse Yok Mu ?" isimli kitabını, yazı dilini, kitabın akıcılığını çok beğenmiştim. Hatta cevremdekilere de tavsiye edip herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu özellikle çocuğu olan ailelerin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünmüş ve kendimce de öyle yorumlamıştım. O yüzden bu kitabına da büyük bir merakla ve yükselerek başladım ama açıkçası bu kitap da o bir önceki kitap da olan tadı bulamadım ne yazık ki.. Benim beklentimi karşılamadı. Sürekli böyle bir şey hani hadislerin ya da ayetlerin ya da başka bir sözün açıklaması yapılarak ilerlenmiş ve çok fazla tekrara düşülmüş olan bir kitap. Bir olay çok fazla detaya girilerek açıklanmış sanki böyle sayfa sayısı daha da artsın diye bilerek yapılmış gibi yani bir "tesadüf" olayını bile sayfalarca anlatmış yazar ki en fazla 1.5 ya da 2. sayfada bitmesi gereken bir konu 4 sayfada anlatılmış bence o kadar uzatılması açıkcası beni okurken çok sıktı ve yordu. Çok fazla kitap yarım bırakmayı sevmediğim için sürekli ne zaman bitecek kaç sayfa kaldı kafasına girdim ki çok sıkıldım çünkü . Kitabın bir akıcılığı yok sanki psikoloji öğrencisiyim ve ders çalışıyormuşum gibi hissettim. Dediğim gibi yazarın diğer kitabını okuduğum için çok büyük bir umutla, beklentiyle başlamıştım ama ne yazık ki beklediğim motivasyonu bulamadım benim için tamamen bir hayal kırıklığı oldu.