Sonay Karasu

Sonay Karasu
@Son_ay
İçimde sıkışmış tüm ‘hoşça kal!’ları bir çırpıda döküyorum en sadık cümlelerime. Boynu bükük harflerime helalinden umut emziriyorum. Yirmi dokuz umut kardeşimi bembeyaz kâğıtlara mühürlüyorum. / Sonay Karasu
Anne…Ahh! Ne kederli bir kelime
Çocuktum ben, esirgenmiş bir çocuk. Hikayesi olmayan hiç bir fotoğraf yoktu duvarımda, en çok siyah beyaz olanlarla derin bir muhabbetim vardı. Bir de o yakası sökük kazağı olan çocuğun gözlerinin mahcubiyeti ile…Annesinin eteğine iki eliyle birden yapışmıştı; sanki söküklerini birleştirmek ister gibiydi. Ahh! Çocuk, bilseydin yıllar sonra o çatlak duvardan usulca odama inip beni dinleyeceğini, bilseydin eğer, ellerini bana uzatır mıydın? Senin avuçlarına doldurup tüm dünyayı, günahkarları affederdim. Şimdi sen bana içim kadar yakınken, ben en uzak yabancı kaldım sana. Çocuktum ben de bir zamanlar; esirgenmiş bir çocuk. Kulaklarımda ranzamın demirine vurulan boru sesleri çığlık gibi asılı, içini başka bir ses ile dolduramadığım koca koca boşluklar…Taş avlularla döşeli içim, denizi gören kuytu bir köşe en büyük keşfim, boyası kavlamış bir bank hatırlıyorum. Yaralı bir bank; eğri büğrü ama derince harfler kazınmış üstüne, okumayı öğrendiğimde “anne” olduğunu anlamış ve ağlamıştım o kuytu köşede. -Anne Ahh! Ne kederli bir kelime… Sonra ki fotoğraflarımda hiç sökük olmadı kazağım, ama annemin eteklerinde de olmadı ellerim. Zavallı ellerim hep bir şeyleri tutmaktan korkacaktı büyürken. Beni esirgenmek üzere bırakıp giden kadının ellerinin mayalı ekmek kokusunu anımsıyorum. Ve bir de soba sıcağı sandığım bir ısı teninde. Neydi gitmek? Gitmek benim için gözyaşımın tren camına bulaşmasıydı. Gitmek istekli bir eylem midir acaba? Yoksa zorunda kalınmış sessiz yürüyüşler midir? Bunun itirafını kimse kendine bile yapamıyordu. Kimse durup kendini dinlemiyordu. Gürültülü yaşamlar içinde herkes bir yerlere gidiyordu. Kendi içine gidilen yollar hep karanlık, hep ıssızdı. —“Hayat bu” dediler. Yaşa ve öl. Aradaki zamandan hiç bahsetmediler. Ömür nasıl çekilir; ömür nasıl
Duygu/Düşünce
Bir kedi gördüm sanki! isimli okura yanıt verildi
Sonay Karasu
🙏🙏🙏
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Duygularımızın, düşüncelerimizin, hayallerimizin ve çelişkilerimizin içinde huzursuz bir debelenme idi ömür dediğimiz süreç. Kalbimizi ellerimizle boğuyor, ruhumuzu dilimizle kandırıyorduk. Ne büyük bir aldatmaca idi yaşamak(!) Sonay Karasu
Edebiyat
Sonay Karasu
🙏 Teşekkür ederim.
Oysaki hiçbir kuş ölmekten korktuğu için göç etmez, onlar yalnızca yaşama kanat çırparlar. Güneş tüm ihtişamı ile ısıtırken dünyayı, yaşamayı beceremeyişimiz nedendir?
Sonay Karasu
Çünkü insan yakışmadı dünyaya
-İnsan sevgisizlikten çürür.- Düşünmek Yaşamın Pasını Silmektir, Tahsin Özmen
Şiir
Sonay Karasu
Ve gerçek dostlar seçilmiş akrabalardır