Dünya kalbinizi bilinen her şekilde kıracak orası kesin. Bunu size anlatmama imkan bile yok veya benim ya da başkalarının içindeki deliliği de. Ama şu var ki pazar yine benim en sevdiğim gün. Bana yapılan her şeyi düşünüyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mildred'in yüzü, üstüne yağmur yağabilecek ama yağmuru hissetmeyen, karla kaplı bir ada gibiydi; bulutlar hareketli gölgelerini onun üstünden geçirebilirdi ama o gölgeleri hissetmiyordu.
"" Dün gece, aydan bahsettiğimde aya baktın. Diğerleri bunu asla yapmazdı. Diğerleri ben konuşurken çekip giderdi. Veya beni tehdit ederdi. Kimsenin kimseye ayıracak vakti yok artık. Sen bana katlanan çok az kişiden birisin. İtfaiyeci olmanı bu yüzden çok tuhaf buluyorum; sana uymuyor sanki. ''
Buhranlı bir kişilik yapısına sahip olan Dostoyevski, bu eserinde ciddi bir kişilik sorgulaması yapıyor. Kendi varoluşluğunu kendisine bile haykırmaya çalışan bunu yaparken daha çok kabuğuna çekiliyor. İnsanın içinde iyi ve kötünün aynı anda var olabileceğini anlatıyor. Kitabın ikinci bölümdeki hikayelerle kendisini aklamaya çalışıyor. Kitabın içindeki karakter kendisini ben ve onlar şeklinde kendisini herkesten ayrı tutuyor. İnsanın gayeyi değil, gayeye giden yolda daha çok mutlu olduğunu belirtiyor.